İspanya’nın denetimindeki Fas’ın Akdeniz kıyılarını kullanan Almanlar, özellikle havadan foto-keşif, bombardıman görevlerinde deniz havaalanı olan Melila’yı aktif hale getirdiler. Melila’dan yaklaşık 350km. uzaklıkta rahat bir uçuşla Sevilla ve Cartegena kıyılarına ulaşıp bombalamışlardı. Öte yandan İspanya’nın içindeki küçük göllerden operasyon yapmak için Almanlar He-59 tipi deniz uçaklarını kullandılar. Çünkü Afrika kıyısındaki Melila deniz havaalanı, menzil bakımından bazı görev uçuşlarında zaman zaman yetersiz kalmaktaydı. Bu yüzden anakaradaki birtakım göl havalimanlarını da kullanmaya başladılar. Falanjistlerin kontrolündeki göller Cumhuriyetçilerin hedeflerine daha yakındı… Ayrıca İspanyol hava kuvvetlerine ait bazı alt yapılar da bu göl havaalanlarında mevcuttu. Son olarak Cebelitarık Cumhuriyetçilerin elinde olduğundan, onların gözetleme ve erken teşhislerinden böylelikle kurtulmaktaydılar...
Almanlar, daha sonra II. Dünya savaşında uygulayacakları Yıldırım Harbinin (Blitzkrieg) eğitim ve hazırlıklarını İspanya'da sürekli yapmaktaydılar. Bu taktikte, süratli ve etkin bir koordineyle hava ve yer hedeflerine taarruz ederek karşı tarafı çökertmek esas amaçtı. Ayrıca Almanlar alçak ve yüksek irtifalardan çok hızlı bombardıman teknikleri ile günümüzde halı bombardıman tekniği denilen ve halâ Amerikalılar tarafından Kore, Vietnam, Irak vb. operasyonlarında çok kullanılan (!) bombardıman yöntemlerini bulup geliştirdiler. Öte yandan Alman deniz uçaklarının başlangıçta, torpido taarruzlarında belirgin başarısızlıkları vardı: Ancak zamanla torpido cayroları geliştirilerek, özellikle torpidonun suya ilk temas ettiği andaki sapma hataları giderilecekti. Elbette bütün bu deneyim ve bilgiler II. Dünya savaşında Almanlar tarafından kullanılacaktı!
Öte yandan iç savaşın başlangıcında Falanjist İspanyol hava kuvvetleri, eski uçaklarıyla yaptıkları hava taarruzlarında, aşağıdakilerin dost – düşman olduğuna bakmaksızın bombalarını gelişigüzel atmaktaydılar. Sonuçlar bazen ters olup kendi birliklerine zarar vermekte, saldırılar genellikle de etkisiz kalmaktaydı. Ancak Almanlar geliştirdikleri taktik ve koordinasyonla, bu zafiyeti zamanla giderdiler.
Başlangıçta Alman askerlerinin İspanya’daki varlığına sesiz kalan Alman anavatan basınında zamanla İspanya’ya ait ayrıntılı haberler yer almaya başlar. Alman hükümeti basında yer alan haberlerde kişi ve yer adlarına sansür koymakta, anavatandaki basın Alman askerlerinden sadece “gönüllüler” diye bahsedebilmektedir… Bu durum, savaş bitip son asker Almanya’ya dönünceye kadar böyle devam eder! Bir de bireysel haber akışı için, Berlin’de ailelere özel posta kutuları tahsis edilir. Diğer taraftan Alman gönüllü askerleri İspanya’ya varınca, hâlihazırdaki rütbesinin bir üstüne otomatik yükselmektedir. Alman askerinin anavatandaki maaşlarının yanında, İspanyol ve İtalyan ordusundaki akranlarından çok daha yüksek ücret almaktadırlar. Tüm bu avantajlar Alman askerleri için İspanya’yı “gönüllü cazibe” merkezi haline getirir.
1937 yılından itibaren Kondor Lejyonu ve Falanjistlerin hava hücumları, Cumhuriyetçilerin elindeki, stratejik hedefler olan fabrikalar, enerji üretim tesisleri, demiryolları ve limanlara yönelir. Bu arada Cumhuriyetçilerin sürpriz bombardımanları Falanjist cephede ciddi zarar vermektedir. Bu saldırılara karşı koyamayan Falanjist hava kuvvetleri için Franco “Bizim İspanyol avcılarımızın modern uçakları olmadığı için düşman boş hedefleri bombalayabilmektedir!” şeklinde zorunlu ve yatıştırıcı beyanatlar verir.
Yeni model uçaklarla birlikte 1937 yazında İtalyan, Alman havacılar Zaragoza ve Madrid üzerinde hava hâkimiyetini ele geçirirler. Bunun üzerine Cumhuriyetçi havacılar, bombardıman görevlerine genellikle akşam alacakaranlık ve geceleri çıkarlar. Ancak gerek eğitim ve deneyim gerekse teçhizat yetersizliği, başarılarının en büyük engellerdir.
Almanlar bombardıman ve yer hedeflerine taarruz görevini uçan uçaklarına, “koruma amaçlı” avcı uçaklarıyla himaye görevi verirler. Yeterli uçak, personel ile hava üstünlüğünün doğal bir sonucu olan bu avcı koruması, bombardıman ve taarruz görevlerinin başarısını arttırır. Yine bu görev uçuşlarında geliştirilen himaye taktikleri, II. Dünya savaşında sıklıkla Almanlar tarafından kullanılacaktır.
4 Ocak 1937 günü bir Alman filosu Bilbao kentinin en kalabalık mahallesini bombalar; taş üstünde taş kalmaz! O kadar çok ölü, yaralı vardır ki, öfkeden çıldıran halk hapishaneye saldırıp, bütün Franco’cu Falanjist mahkûmları linç ederler...
Öte yandan Cumhuriyetçi cephe basınında çıkan bir haber Kondor Lejyonunda moralleri bozar: 24 Şubat 1937 günü seyrüsefer hatası yapan bir Alman uçağı, yanlışlıkla Cumhuriyetçilerin meydanına inince hemen esir alınmıştır. Aynı şekilde yine başka bir Alman uçağı Andujar yakınlarında, havada yönünü kaybederek Cumhuriyetçilerin saflarına inmiş, pilotu da tutuklanmıştır. Ancak artık Cumhuriyetçi cephe halkı arasında paraşütle atlayan veya zorunlu iniş yapan havacılara karşı linç girişimleri başlamıştır! Cephe bölgesinde, Cumhuriyetçilerin kendi tarafına zorunlu iniş yapan uluslararası birliğe mensup bir Rus pilotu, dil bilememekten derdini anlatamayıp linç edilmiştir! Bu haber karşı cephedeki Alman, İtalyan uçucularda çok büyük korku ve endişe yaratmıştır. Yine bir Alman uçucusunun anılarından; “Kendisini hava muharebesi sonucu vurarak düşüren Rus pilotun, Alman pilot paraşütle yere atladıktan sonra, halkın linç etmemesi için, hemen yakınındaki uygun bir yere uçağıyla iniş yapar. Ardından Alman pilotu uçağına bindirerek son derece öfkeli yerli halktan kaçırdığını” öğreniyoruz!
1937 sonlarında savaşan her iki tarafta, özellikle havacılarda karşılıklı esir değişimi yapılır. Savaş ilerledikçe, Bilbao cephesine askeri yardım için, ikmal üssü olarak kuzeydeki Vigo limanı kullanılır. Ayrıca yakınlardaki Vitoria ve Burgos meydanları da özellikle Kondor Lejyonu için değer kazanır. Mart 1937 ortalarında sadece Almanlar, savaş başladığından o güne kadar 1milyon kg. bomba atmışlardır. Kullanılan bomba miktarı lojistik desteğin önemini vurgulamaktadır... Özellikle Vitoria meydanının beton pisti, Almanların ikmal uçuşları için çok değer kazanır. Bu arada mühendislik olarak beton ve çim pist kullanım teknikleri bakımından ciddi bir bilgi birikimi de, Almanların II. Dünya savaşımında kullanacakları diğer bir avantajdır.
Bilbao cephesindeki çatışmalarda Cumhuriyetçilerin tek avantajı, meydanlarının cepheye olan yakınlığından ibaretti. Bu da avcı uçakları için, müdahale zamanı ile yakıtta dolayısıyla havada kalma -uçuş süresinde- ciddi avantajlar sağlıyordu. Buna karşın Almanlar He-112 keşif uçaklarının makineli top taarruzunu bu cephede deneyerek taktiklerini geliştirdiler. Mart sonunda Bilbao cephesinde Cumhuriyetçilerin direnişi çok güçlü olunca, Falanjistler istedikleri başarıya ulaşamadılar. Bunun üzerine Kondor Lejyonu yollar, köprüler ve kavşaklar ile demiryollarına hava taarruzları yaptı. Cumhuriyetçilerin direnişini bir türlü kıramadılar ama sivil halkın kayıpları çok yüksekti!..
Öte yandan Aviazione Legionana ismi verilen gönüllü İtalyan Hava birliği, 27 Temmuz 1936’da İspanya’ya ulaştı. Bu grup Corpo Truppe Volontaire adlı tüm İtalyan (kara, hava, deniz) birliklerinin içinde yer alıyordu. İtalyan havacılar genellikle ana üs olarak Majorca’da konuşlanarak operasyonlara buradan katılmışlardı. Tüm iç savaş boyunca toplam 75 bin İtalyan gönüllüsü (kara, hava deniz) Falanjist cephe saflarında savaştılar. İlk 12 Fiat Cr-32 tipi avcı uçağı 18 Ağustos 1936’da İspanya'ya yardım olarak gelmişti. İtalyan hükümeti savaş boyunca 365’den fazla fiyat Cr-32 uçağı yollamış, bunların 131 tanesi doğrudan Falanjistlere teslim edilerek Falanjistler tarafından kullanılmıştır. Ayrıca fiyat Cr-32 lisansı ile Falanjistlerin tarafında kalan Hispno Aviaciōn havacılık endüstrisi HA-132-L Chirri adıyla 100 kadar üretilmiş, savaştan sonra C-1 akrobasi eğitim uçağı olarak 1953 yılına kadar serviste kalmıştı. 1938 yılında İtalyanlar yeni geliştirdikleri üstün manevra yetenekli Fiat G-50 tipi avcı uçağından 12 tanesini İspanya'ya yollamışlardı. Savaş boyunca İtalyan pilotları değişik tipte 763 uçak ile 5.318 uçuş (sorti) yaparak, toplam 135.265 saat uçtular. Karşı tarafın 903 uçağını düşürdüklerini, kendilerinin de 180 uçuş ekibi kaybettiklerini açıkladılar. İtalya, Franco taraftarlarına 1939 fiyatlarına göre yaklaşık 400 milyon dolarlık yardım yaptılar.
Devam edecek…