MENÜ
İstanbul 8/11
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
DERS ÇIKARAN OLUR MU?
İbrahim Köktener
YAZARLAR
20 Ekim 2013 Pazar

DERS ÇIKARAN OLUR MU?

71 gün boyunca özgürlükleri ellerinden alınan, akıbetlerini bilmeden, güneş yüzü görmeden esareti yaşayan THY pilotları Murat Akpınar ve Murat Ağca nihayet serbest bırakıldı. Olayın mutlaka enine boyuna sorgulanması ve dersler çıkarılması gerekiyor. Ancak meselenin bu boyutuyla yeterince ilgilenen çıkar mı, açıkçası pek umudum yok. Çünkü zaten bu anlayışa sahip olsaydık; büyük olasılıkla bu olay hiç yaşanmamış olurdu. Olayın ertesi günü yazdığım “Perşembenin Gelişi” başlıklı yazıda özellikle vurgulamaya çalışmıştım. 2012 yılı Mayıs ayında Lübnanlı Şiilerin Suriye’de kaçırılmasından, bu rehinelerin ailelerinin Beyrut’ta THY ofisini basmalarına, Türkiye’yi bu olaydan sorumlu tutmalarına ve nihayet pilotlarımızı kaçırmalarına kadar gelişmeleri hatırlatmıştım. Ancak 9 Ağustos günü pilotlarımız kaçırıldığında yetkililerin ilk açıklamaları “bu olayın beklenmedik (!) olduğu” yönündeydi. Ne yazık ki hiç de yabancısı olmadığımız bir yorum!.. Önce ‘ilk tepkileri yumuşatalım, sonrasına bakarız’ yaklaşımı! Oysa meselelerin üzerini örtmek yerine her belirtiyi değerlendirip üzerinde dursak, nedenlerini, koşullarını sorgulasak ve gereken önlemleri alabilsek doğruyu yapmış olmaz mıyız? Asıl o zaman “büyük devlet” olduğumuzu kanıtlamaz mıyız?  

Yine de içimizi ferahlatan tek enstantane, iki pilotumuzun İstanbul’a geldiklerinde aileleriyle kavuşma anında gözlerinden okunan mutluluk oldu. Pilotlarımıza ve ailelerine geçmiş olsun derken, olayla ilgili belli başlı düşüncelerimi de paylaşmak istiyorum.

-71 günlük süre içinde birkaç istisna dışında medya, aslında beklenen tavrı göstermiş, suskun kalmayı tercih etmiştir. Gazetecilik deyimiyle ‘olayı küçük görmek’ işine gelmiştir. Bu tavrı da artık yadsımıyoruz. Gerçek anlamda bir gazetecilik tepkisi verilseydi şaşırırdık!

- Sivil toplum örgütlerimiz de sesini çıkarmazken, bireysel anlamda en cesur çıkışı, Beyrut uçuşunu kabul etmeyen ve bunun gerekçesini de yolcuyla paylaşan THY pilotu Y.Ö. yaptı. Y.Ö’nün tepkisi, THY yönetimi tarafından “24 ay mesul kaptanlığının alınması” şeklinde cezalandırıldı. Artık kaçırılan pilotlarımız özürlüğüne kavuştuğuna göre, THY yönetiminin de Kaptan Pilot Y.Ö’nün cezasını tekrar gözden geçirebileceğini ümit ediyorum. Sonuçta iki pilotumuzun kaçırılması olayı nasıl mutlu sonla bittiyse, bu konu da tatlıya bağlanabilir.

-Olayla ilgili birçok sivil toplum örgütünün tepkisizliği kabul edilebilir de, bu süreçte TALPA ve Hava-İş’in sessizliğini anlamak mümkün değil. Bildiğim kadarıyla birkaç gün içinde TALPA yönetimi, pilotlar Akpınar ve Ağca’nın katılımıyla bir basın toplantısı düzenleyecek. TALPA yöneticileri kendi açılarından gerekçelerini sıralayacak olsa da, bence hem onların hem de Hava-İş yönetiminin bu olaydan çıkaracağı önemli dersler olmalı…    

Bir de sorum var: Pilotlarımızın kaçırılmasının, daha önce Suriye’de kaçırılan ve Azzaz’da rehin tutulan 9 Lübnan vatandaşı ile ilişkilendirilemeyeceği söyleniyordu. Ancak iki pilotumuzun özgürlüğüne kavuşması, Suriye’de rehin tutulan Lübnanlı Şiilerin serbest bırakılmasıyla sağlanabildi. Bu durumda hala “iki olayı birbiriyle ilişkilendirmek yanlış” diyen var mı?

Aydınlık günler dileğiyle… 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Arif
 29 Ekim 2013 Salı 20:47
Duruma bu kadar onurlu yazı. maalesef uçucu camiasının dışında bir kişinin serinkanlı değerlendirmesi bu kadar cuk oturuyor. Sahi THy hala grevde diiğl mi?
 Çelenk''e cevap''a CEVAP
 23 Ekim 2013 Çarşamba 19:30
Sayın Çelenk'e cevap merd-i kıpti kavramının anlamını bildiğinize göre yorumdaki ironiyi de anlamanızı beklerdim. Sanırım sinirle yazmışsınız yorumunuzu. Bence sakin kafa ile bir daha okuyunuz
 dimdik duruş
 23 Ekim 2013 Çarşamba 11:40
dik duruş'un tespitine tüm kalbimle katılıyorum. bravo.....
 dik duruş
 22 Ekim 2013 Salı 13:54
Kaçırılan pilotların kurtulması için herşeye rağmen susmayıp kendi çabaları ile birşeyler yapmaya çalışanları, imza toplayanları bir tarafa bırakın, hükümetin hakketmediği bu propaganda oyunlarında dik bir duruş sergilemeyi başaramayan bu pilotlarımız, kaçırılma olayını protesto eden ve bu nedenle 24 ay ceza alan Y.Ö. Kaptan'ın yüzüne bakabilecekler mi?
 hakiki vatandaş
 22 Ekim 2013 Salı 12:59
Eminim ki... bu olan bitenlerden ben gibi Kedi'ninde midesi bulandıda dişini sıkıyor, yoksa o bizler için mutlaka birşeyler eklerdi...Kedi'den icazet aldığımı düşünerek Ernesto CHE'den "Bir insanın yaşayıp yaşamadığını, atan nabzından değil; onurlu duruşundan anlarsınız " diyerek Y.Ö.kaptana uzun sağlıklı ve gönlünce bir yaşam diliyorum.
 metin ferruhpur
 22 Ekim 2013 Salı 10:51
ibrahim bey inanırmısın bilmem ama cuma akşamı haber geçti 2 pilot serbest bırakılacak diye .gece haberleriydi . bizde yemek yiyorduk hanıma dedim ki allah kimseyi devletin eline bırakmasın 3 aydır esirler kimsenin birşey yaptığı yok diyordum .çok üzülmüştük.neyse kurduldular da sevindik .
 kedi
 21 Ekim 2013 Pazartesi 20:59
çok güzel bir değerlendirme yazısı ibrahim bey, eklenecek bir şey yok gerçekten. teşekkürler.
 Çelenk e cevap
 21 Ekim 2013 Pazartesi 19:56
Kara mizah gibi... Uçağın altında çelenk'i görmedin mi diyor. Sanki pilotları çelenkler kurtarmış! Bu yorum aklıma merd-i kıpti'yi getirdi nedense ....
 Çelenk
 21 Ekim 2013 Pazartesi 17:18
Sayın Köktener,pilotların getirilişi sırasında devlet konuk evi önüne yanaşan katar uçağının altında Hava-İş'in çelengini görmediniz galiba...:)
 Birinci süvari..
 21 Ekim 2013 Pazartesi 00:16
pilotların sözde yöneticilerinde bitiyor iş.. öyle patron edasıyla oturuyorlar koltuklarında... utanmadan.. evet uçuş işletme başkanlığından bahsediyorum... değersizleştirildiğimizin farkında değiller...kaldı ki maşa olmuş haldeler...yazık
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Airkule