MENÜ
İstanbul 8/11
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
HAVA-İŞ VE GENEL KURUL HAZIRLIĞI
İbrahim Köktener
YAZARLAR
14 Temmuz 2013 Pazar

HAVA-İŞ VE GENEL KURUL HAZIRLIĞI

Hava-İş Sendikası Genel Kurulu yaklaşırken önümüzdeki birkaç ayın oldukça hareketli geçeceği görülüyor. 4 yıl önceki genel kurulda mevcut yönetimle aynı sayıda oy alan ve -itiraz sonucu- geçersiz bir oyun geçerli kabul edilmesiyle seçimi kaybeden Gökkuşağı Hareketi’nin sıkı bir biçimde çalıştığını biliyorum. Bununla birlikte geçen hafta Emek Meclisi grubu da basın toplantısıyla Ali Gülçiçek’in başkan adaylığını duyurdu. 25 yıllık THY çalışanı olan ve halen grevi sürdüren Ali Gülçiçek, çalışma yaşamı boyunca sendikal örgütlülüğün içinde aktif olarak bulunmuş ve daha çok muhalif tavrıyla tanınmış... Gülçiçek, Hava-İş’in dört yıl önceki genel kurulunda Gökkuşağı Hareketi içinde yer almış, ancak bir süre önce bu gruptan ayrılmıştı. Emek Meclisinin basın toplantısında Haber Müdürümüz Süleyman Şen’in ayrılığın nedenine ilişkin sorusuna yanıtı kısaca “yöntem farklılığımız” oldu. Ancak Gülçiçek, Hava-İş yönetiminin önümüzdeki genel kurulda mutlaka değişmesi gerektiğini vurgulayarak, bu yolda işçilerin taleplerinin ve eğiliminin gerçekleştirilmesi için herkesle görüşmeye açık olduklarını da belirtti.

İşin özünde Türkiye’de bugün sendikal yapı bıçak sırtındadır. Bir yanda iktidarın işçiyi örgütsüz bırakma, sendikasızlaştırma çabası sürerken, işçiler de sendikal bürokrasiden, antidemokratik uygulamalardan, sendika yönetimlerinin rant kapısı olarak görülmesinden rahatsızdır, şikayetçidir. Dolayısıyla sendika yönetimlerine aday olanların soruna çözüm olacak projeleri, düşünceleri önem taşımaktadır. İşte bu gerçekten hareketle Ali Gülçiçek’e, Hava-İş üyeleri içinde de aynı şikayetleri dile getiren bir kitlenin olduğunu hatırlattım ve mali şeffaflık konusundaki görüşlerini sordum. Gülçiçek öncelikle sendika yönetiminin görev süresini 2 dönemle sınırlayacaklarını belirterek “Denetleme önemli bir konu. İşveren sendika için ne kadar aidat kesildiğini biliyor. Devlet denetlediği için biliyor ama işçiler bilmiyor. Sendikanın gelir ve giderini 3 ayda bir yayın organlarında yayınlayacağız” dedi. Bir diğer önemli konu ise THY’de süren grevdi. Halen grevi sürdüren bir THY çalışanı olarak Gülçiçek, gelinen noktada durumu “vahim” olarak niteledi ve kısa sürede TİS’in imzalanmasının hayırlı olacağını ancak bu süreçte sendikanın politikasını, uygulamalarını doğru bulmadığını ifade etti.

Hamdi Topçu: Grevdeki yaklaşık 300 çalışanımız işbaşı yaptı.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Kastamonu hattı açılışı sonrasında THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’yla da konuşma fırsatımız oldu. Grevle ilgili gelişmeleri sorduğumuz Hamdi Topçu,  son olarak verdiği sürenin bitimine kadar 2 gün içinde 200 çalışanın geri döndüğünü, 100 çalışanın da daha önce döndüğünü hatırlatarak yaklaşık 300 kişinin işbaşı yaptığını söyledi.  

“Grevi çalışan yapar, sendika yapmaz”

Şu anda THY’nin ek kabin memuruna ihtiyacının olmadığını söyleyen Topçu, “Zaten grev başlarken eğitimleri süren 600 kabin memuru vardı. Onların birçoğu mezun olmaya başladı, şu anda bir sıkıntımız yok. Ama ileriki günlerde sendika eğer gelip sözleşmeyi imzaladığı takdirde onlara da işbaşı yaptırırız bizim herhangi bir sıkıntımız yok” dedi.

Çalışanları riske atan sendika yönetiminin istifa etmesi gerektiğini kaydeden Topçu’nun sözleri şöyle: “Kanunda şöyle bir madde var; grevi çalışan yapar diyor. Grevi sendika yapmaz. Çalışanların grevidir bu ama yüzde 99.5 çalışanı eğer grevi tercih etmemişse, buna sendika yönetiminin saygı göstermesi gerekiyor. Onların çalışma şartlarını gelip imzalaması gerekiyor. Ama ideolojik sendikacılık yapılıyor. Çalışanları riske atan sendika, bu manzara karşısında aslında istifa etmesi gerekiyor. Veya olağanüstü genel kurula gitmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak bir genel kurulda THY çalışanlarının bu yönetimi dikkate alacağını düşünmüyorum.”

Anlaşılan, en başta katılımın çok sınırlı sayıda kaldığı grev olmak üzere daha pek çok konu Hava-İş’in mevcut yönetiminin başını ağrıtacak… Umarım çağdaş, demokratik, şeffaf ve işçiyi gerçek anlamda karar verme sürecine katan dinamik bir sendikal anlayış hakim olur.

Aydınlık günler dileğiyle… 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Değişim
 27 Temmuz 2013 Cumartesi 00:57
Değişim şart.... işçinin yanında olmaya çalışanlara köstek olmayalım...
 Az kaldı
 19 Temmuz 2013 Cuma 13:30
Siz hakikaten kafayı yemiş olmalısınız, kardeş işçiler şu anda nerde sürünüyorlar görmüyormusun. Ama nasıl göreceksinki senin tıkır yerinde birileri besliyor olmalı seni. Biraz daha beslen hatta birazda depolama yap. Az kaldı. Bu toplum size genel kurulda dersinizi verecek.
 KARAN
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 23:17
Ali G.benim kabusum olamaz, olsa olsa senin ... in alkışlarıyla bir genel kurul daha kaybedip, Sendika yönetiminin başarısız olup-işçinin yerlerde sürünmesi için dua eder... Ama, şu tüm birimlere girip çıkmasını -hani grevde ya- hala anlayamadım, açıklamadınız. İşveren özel izinmi veriyor?
 karan''a
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 12:44
sana yanlış ve eksik bilgi vermişler Ali bey sadece gn. md. değil bütün işyerlerine gidiyor. Gitmeye de devam edecek. Sizin kafanız almıyor tabi bunları. Grev örgütlemeyi ve yapmayı beceremiyenler bu işlerden de anlamazlar tabiki. Ali Gülçiçek sizin kabusunuz olacak az kaldı.
 Arzu
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 07:37
İbrahim Bey, Hamdi Bey in verdiği rakamları en az 1/4 olarak almak gerekli bence, Grevdeyken öğrendim. İlk günden beri 209 kişi demişti, TV proğramında bile bu sayıyı teleffuz etti. Şimdide 300 kişi geri döndü demiş :)) Biz 10 kişide olsak Grev var! Hele Hamdi Bey in işçinin sendikasının nasıl yönetileceğine karışmak hiç haddi değil! Ters teper!
 KARAN
 17 Temmuz 2013 Çarşamba 07:32
Sayın Yazar; A.Gülçiçek isimli şahıs, 1989 da A.Ayçin in önderliğinde oluşan Havaiş yönetimine alınmayışını, her dönem sırf A.Ayçin e muhalefet olmak ve onun koltuğuna oturabilmek için, kaygı gözetmeksizin, şahsiyet aramaksızın, fikir üretmeksizin, amaçsız kişilerle işbirliğine girişmiştir. Geçen G.Kurulu izlediyseniz (bende G.Kuşağı delegesi idim ve ısrarla salonu terk etmedim) dünden bugüne kimlerle kolkola girdiği belgelerle anlatıldı. G.Kuşağı hareketinden ayrılma sebebide G.Başkan adayı olmaktır. Kendisi grevdeymiş! Neden hergün G.Müd.den çıkıyor. Ben şahsi kimliğim ile o binadaki sigorta ofisine giremedim, grevciymişim. ama o arkadaş hergün G.Müd ofislerini dolaşıyor. Demokratik-şeffaf-işçinin hayrına çalışacak sendika yönetimi A.Gülçiçek den olmaz! G.Kuşağı ise zaten ilkelerini süpürdü, bakınız yönetimi profesyonellerden oluşturacakmış. Şimdi düşünmüyor değilim, acaba Bahadır Bey Kaptanlığı bittiği içinmi prof. yönetimde olmak istiyor?Saygılar
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Airkule