MENÜ
İstanbul 8/11
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
RİSKLİ MEYDANLAR VE GÜVENLİK SORUNU
İbrahim Köktener
YAZARLAR
31 Ağustos 2013 Cumartesi

RİSKLİ MEYDANLAR VE GÜVENLİK SORUNU

Beyrut’ta THY pilotlarının kaçırılmasının üzerinden üç hafta geçti. Olayın ertesi günü yazdığım yazıda bu kaçırılma eyleminin bile bile lades olduğunu, her ne kadar yetkililer “Biz bir tehdit almadık, bu olaya ilişkin istihbarat yoktu” deseler de, geçtiğimiz ocak ayında Lübnanlı ailelerin Beyrut’ta THY ofisini işgal etmesinin yeterli bir “uyarı” olduğunu vurguladım. Aradan geçen üç hafta boyunca THY ya da devlet adına bir başka kurumun uçucu personelin güvenliğiyle ilgili herhangi bir girişimde bulunulduğuna ilişkin bir açıklamasına rastlamadım. Bu konuda rastladığım tek haber, birkaç gün önce Cumhuriyet’te yayınlanan Özcan Yaşar’ın haberiydi. “Riskli ülkeye özel güvenlik” başlığıyla yayınlanan haberde, Dışişleri Bakanlığı ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın, Lübnan'da iki pilotun kaçırılmasının ardından Türk Hava Yolları'nın sefer düzenlediği bazı uçuş güzergâhlarına yönelik bir çalışma başlattığı belirtilmişti. Haberde Suriye, Lübnan ve Mısır'ın "riskli ülkeler" grubunda değerlendirildiği kaydediliyor ve bu ülkelerdeki kentlere gerçekleştirilecek seferlerde güvenlik önlemlerinin artırılması çalışmalarından söz ediliyordu. Çalışmalar kısa sürede tamamlanarak tedbirler acilen THY ile paylaşılacaktı. Herhangi bir açıklama yapılmadığı için bu konuda somut adımlar atıldı mı, bilemiyoruz… Ancak bizim pilotların kaçırılmasının ardından Air France bir karar aldı. Şirket, can güvenliğini sağlamak amacıyla pilotlarını artık Beyrut'ta konaklatmıyor. THY de artık aynı uygulamayı yapıyor.

Çetelesini tutmadık ama bugüne dek THY’nin bile-isteye uçtuğu riskin hem de en ileri boyutlarının yaşandığı ülkelerde ekiplerin karşı karşıya kaldıkları tehlikeleri ve yaşanan olayları sıralamaya kalksak liste oldukça kabarık olur herhalde… THY’nin emekçileri Nijerya’da silahlı saldırıya uğradılar, ölümden döndüler. Bişkek’te kaldıkları otel ateşe verildi. Defalarca çantaları, cüzdanları çalındı, hırsızlık olaylarında mağdur oldular. Evet, bazı mesleklerde risk oranı yüksektir ancak önemli olan, güvenlik önlemlerinin alınmasında gösterilecek hassasiyettir. Bu konuda yazarlarımızdan Engin Aksüt’ün koordinatörlüğünü yürüttüğü Sivil Havacılık Akademisi önemli bir çalışma gerçekleştirdi, riskli meydanlara uçan ekiplerin duygu ve düşüncelerini açığa çıkarmak amaçlı bir anket yaptı. (Anket sonuçları için TIKLAYINIZ) Bu anketten çıkan sonuç; riskli meydanlara uçan havayolu şirketlerimizde “uçuş güvenliği olgusunun istenilen seviyede olmadığı”dır… Bundan sonra ne kadar dikkate alınır, zafiyeti ortadan kaldırmakla yükümlü olanlar harekete geçer mi bilemem ama bu sonuç vahimdir. Bana göre anketin en çarpıcı sonuçlarından bir başkası da Beyrut ve benzeri riskli meydanlardaki güvenlik sorunları hakkında ekiplere hiçbir bilgi verilmediğinin ortaya çıkmasıdır ki, bunu gerçekten aklım almıyor!.. Ancak THY pilotlarının kaçırılmasının nasıl “bile bile lades” olduğunu göz önüne alırsak, böylesine güvenlik zafiyetlerini de doğal karşılamamız mı gerekiyor?

Aydınlık günler dileğiyle… 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 ozmen zeynep
 9 Eylül 2013 Pazartesi 13:22
pazar gunu 08/09/2013 sabah valizlerimi verdim bagaja 4 tane cocugumla ucaga bindik bir anos yapildi valizler patlamis diye indim baskasin valizi patlamis benim valizlerimi bayan gorevli atdi agladim bir kimse yardimci olmadi 60 kilo esyami almadilar ucaga acdim bakdim hic bir sey yokdu valizlerimde buna nasil kanul ve sorumsuzluk fransaya geleseye kadar agladim o kadar esyami indirdi o bayan gorevli onu allaha haval ediyorum
 Engin Aksüt
 1 Eylül 2013 Pazar 21:48
Pilotlarımızın kaçırılma olayından sonra en başta Beyrut olmak üzere benzeri riskli meydanlara uçan ekip ve personele ilk etapta pilotlarımız iade olana kadar, sürekli bilgi vermek, bilgi ve risk paylaşımı yapılması gerekir. Güvenlik Başkanlığının görevi budur. Tabii ki bu görevi yerine getirebilmesi için ilgili ülkelerin istihbarat teşkilatları ile de birlikte çalışıp yapılan bilgi alışverişinin ekiplerle paylaşılması gerekir. Susmak ve susulmasını sağlamak, uçuş ekiplerinin güvensiz belirsizlik korku ve duygular içersinde bu riskli meydanlara uçmalarını ekiplerin görevi gibi göstermek kendi görevini yeterince yapamamak Avrupa birincisi olmaya çalışan bir hava yolu şirketinin takip etmemesi gereken bir yol olmalıdır. Türkiye'nin başarısız dış politikası sonrası vatandaşlarımız Orta Doğu'da neredeyse bir Amerikan veya bir İsrail vatandaşı gibi görülmekte ve bu ülke vatandaşlarının maruz kalabileceği risk ve tehlikelere maruz kalabilmektedir. Türkiye eskiden olduğu gibi etrafına dostluk mesajları veren, tarafsız bir ülke olmaktan çıkmış olduğundan ekiplerimizin bir İsrail, bir Amerikan ekibi gibi özenle ve sürekli bir şekilde korunma mecburiyeti doğmuş olduğunun farkına varılması gerekir.
 Meraklı
 1 Eylül 2013 Pazar 14:34
Büyük bir şirketimiz kendi sitesinde güvenlik politikasını anlatmış: 'OPERASYONEL GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI, XXX, yerde veya uçuş sırasında gerçekleşebilecek yasadışı müdahale eylemlerini engellemek üzere süreçler geliştirir, uygular ve güvenlik hedefleri ile güvenlik performans standartlarını saptar. Bu prosesleri uygularken, güvenlik performans standartlarına ve kurumsal ihtiyaçlara sürekli olarak uygunluğunu sağlamak adına güvenlik politikasını periyodik olarak gözden geçirir.'............... Eeee hani nerde? Ankete baktığımızda bu yazılanların sadece kağıt üzerinde kaldığı görülüyor! Anlaşılan yatıya gidilecek otellere bakmak için oralara giden güvenlik uzmanları!!!! bir kaç günlük tatil dışında hiç bir şey yapmıyor!
 THY ve Guvenlik !!!
 1 Eylül 2013 Pazar 13:59
THY guvenlik baskaninin siradan bir konsolos korumasiyken bir anda o makama gelen birisi olmasi ve hala bu olaydan sonra o koltukta oturuyor olmasi bile basli basina bir guvenlik zaafidir!!! Siradan personel bile afrika ve diger bazi riskli ucus noktalarini ve oralarda olan olaylari biliyorken sozum ona isleri bu konular olanlarin umursamaz tavirlar icinde olmalari THY'nin hangi zihniyetlerle yonetildiginin en acik kanitidir!!! Bu olay olduktan sonra derhal Beyrut'a birakin yatiyi ucuslar iptal edilmeliyken THY 1 eylul itibariyle Beyrut'a yatinin kaldirilidigini acikladi!!! Tam 3 hafta sonra!!! Ayrica devletimiz de bu konularla ilgili onlemlerin alinacagini trajikomik olarak acikladi!! Tam Turk isi, illa bir kotu olay olacak ondan sonra onlem alacagiz ki o da gostermelik!!! Ayrica THY genel mudurluk binasi onunde park eden araclar da guvenlik riski tasimaktadirlar.Daha gozunun onundeki bu olaya bir sey yapmayan THY yonetimi ve guvenlik birimi ucus ekiplerinin ve yurtdisi ofislerinin guvenligi konularinda neler yapabilir ki???
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Airkule