MENÜ
İstanbul 8/11
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
DELEGE OLMAK YA DA OLMAMAK
İbrahim Köktener
YAZARLAR
22 Eylül 2013 Pazar

DELEGE OLMAK YA DA OLMAMAK

Elbette gündemimizin ilk maddesi Lübnan’da kaçırılan pilotlarımız… 45 gün geride kaldı. Dile kolay! Öncelikle ailelerine, akrabalarına sabırlar diliyorum. Ve diliyorum ki, bu olaydan sorumlu olanlar, meseleyi çözmesi gereken kişiler, bir an bile olsun akıllarından çıkarmıyorlardır tutsak edilmiş iki değerli yurttaşımızı… Artık bu esaret bitmeli!

Diğer yanda iş yaşamının temposu akılları karıştırır bir yoğunlukta sürüyor. Son günlerin öne çıkan meselesi, Hava-İş Sendikası’nda yapılacak 27. Olağan Genel Kurul hazırlıkları… Bir taraftan sendikal örgütlülüğün bitirilmesi için art arda gelen darbeler, diğer taraftan her biri farklı, yenilikçi, reformcu, devrimci anlayışlar vaat eden sendika yönetimine aday gruplar… Gelin bu bölünmüşlük ortamında çıkın işin içinden! Hepsi iddialı bir biçimde çalışıyor, delege listeleri hazırlanıyor. Kim kimle birlikte yürür, kim kime sırtını döner, ince ince hesaplanıyor. Hangi grup hangi işyerinde güçlüdür, hangisi zayıftır, hangi sandıkta sürpriz olur, planlar yapılıyor. Şimdilik mevcut yönetimin yanı sıra Gökkuşağı Hareketi, Emek Meclisi, Reform Hareketi, Değişim grubu ve son olarak da Uçuş İşletme çalışanlarının oluşturduğu İşçi Komitesi adaylığını açıkladı. Başka adaylar da çıkar mı bilinmez…

Bu arada kulağımıza gelen iddiaların, senaryoların bolluğunu da tahmin edersiniz. Ama bu iddialardan en önemlisi, yönetime aday grupların hazırlık sürecine işveren kesiminin de etkili bir biçimde müdahil olması… Hatta öyle ki, delege listesine adını yazdıran işçilerin, işten atılmakla tehdit edildiğine kadar ciddi boyutta suçlamalar ve iddialar söz konusu… Bunlar sadece birer iddia dahi olsa, yaratılan atmosfer hiç hoş değil! Eğer böylesine baskı ve sindirme ortamı yaratılıyorsa, en doğal hakkı olan “örgütlenme ve temsil hakkını” kullanmak ve sendikasına sahip çıkmak amacı taşıyan bir işçi, nasıl özgürce davranacak ve karar verecek? İşçi “delege olmak ya da olmamak” gibi bir ikileme düşüyorsa hangi sendikal haktan hangi iradeden söz edilebilir?

Görünen o ki, iddialar, delege seçimlerinin başlayacağı bu hafta içinde daha çok konuşulacak ve tartışılacak. Ancak asıl önemli olan, genel kurul sürecinde işçinin sendikal faaliyetlere katılımı aşamasında hiçbir baskı ve tehditle karşılaşmadan özgür iradesiyle hareket edebilmesidir. Bu ortamın sağlanmasında baş aktörlerden biri olarak işveren de sorumludur. İşverenin işçiye oy vereceği adresi işaret etmesi gibi bir iddia doğruysa, o seçimin demokratik bir seçim olması mümkün müdür?

Öte yandan 24 yıllık geçmişe sahip olan sendika yönetiminin de genel kurul sürecini lehine çevirmek için, bugün başlayacak olan delege seçimlerine türlü ayak oyunlarıyla hazırlandığı ileri sürülüyor. Mevcut yönetimin, havacılık sektörü dışında bazı işyerlerinden “naylon delegeler” yaptığı iddiaları, Emek Meclisi tarafından gündeme getirilmişti. Oysa gücünü işçiden alan sendika da, işçinin demokratik bir ortamda özgürce seçim iradesini göstermesini sağlamakla yükümlüdür. Dolayısıyla sendikal örgütlülüğün bitirilme aşamasına geldiği göz önüne alındığında THY işçisinin sendikasına sahip çıkmaktan başka bir şansı yoktur.

Umarız, adil ve dürüst bir yarış olur!

Aydınlık günler dileğiyle… 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 acil demokrasiye
 28 Eylül 2013 Cumartesi 20:11
yanlı ve yanlış bilgilendirme ve tutum sergileyen siz olmanıza rağmen ben size ve okuyuculara doğru bilgi verdim.işin şizofren ve ya dedikodu kısmı ile seni baş başa bırakıyorum. acil?demokrasi? başlığını kullanan zat-ı muhterem... sevgiler
 acil demokrasi
 26 Eylül 2013 Perşembe 16:38
Şu iş yasası gereği ulaştırma sektöründe dolayısı ile beni ve tüm okuyucuları aydınlatma gayretine soyunmuş malum şahıs ya da şahıslar.Telaşınızı anlıyoruz.Ama bir yararı olmayacak.Rahat olun.
 İş yasası'na
 26 Eylül 2013 Perşembe 14:47
Sevgili İş yasası'na arkadaşım.hükümetin yeni düzenleme yaptığı torba yasa ile sendikaların iş kollarında da değişme yapıldı.yeni iş yasası da 1 yıl önce Hava taşımacılığı,kara taşımacılığı iş kollarını birleştirdi bu yüzden de Hava iş sendikası 'Hava İş kolu yanında Kara taşımacılığı' iş kolunda da örgütlenme hakkını alalı 1 yıl oldu.. lütfen sadece bir şey yazayım diyerek ortalığı bulandırmayalım.bu davranışlar bize zarar verir,başka da hiç bir konuya katkı sağlamaz çalışanlar adına.saygı ve sevgiler.
 İş yasası'na
 25 Eylül 2013 Çarşamba 17:31
Sevgili iş yasası bu örgütlenmek bu seçimlerde mi akıllara geldi acaba
 iş yasası
 25 Eylül 2013 Çarşamba 14:42
naylon delege sahte delege demek... taşımacılık iş kolunda taşımacılık iş kolu yetkisi olan bir sendikadır hava iş. bir taşıma şirketinde örgütlenmek en doğal hakkıdır ve yasalar buna uygunsun sen diyor... peki taşımacılık sektöründen üye yapablmesi ve delege yazabilmesinin neresi ' naylon delege' çalışması... bize de söyleyin bilelim...
 Uçuş İşletme
 25 Eylül 2013 Çarşamba 12:53
Tüm guruplar işverenin bu baskılarına bir cevap vermek için bir araya gelip ortak tepkilerini ortaya koymalıdır. Sonuçta herkes (bir gurup hariç) başarısız mevcut sendika yönetimini değiştirip kendi ilke ve yöntemleriyle işçilerin lehine daha iyi bir yönetim ortaya koyma amacında. İş adreslerine mail atabilme lüksüne sahip tek gurup olan ve bugüne kadar yazdığı bildirilerde işveren aleyhine tek bir cümlesi bile olmayan Reform Hareketi de umarım bizleri şaşırtır ve bu ortak tepkinin bir parçası olabilir. Sendika işçilerindir. İşveren yönetiminin görev tanımlarında sendika genel kuruluna müdahale etmek gibi bir görev yoktur.
 paramparça olmayın, göle maya çalmayın
 24 Eylül 2013 Salı 14:25
Sendikadan da herkes mi korkar oldu nedir? Biraraya gelin , birleşin, sendikanıza sahip çıkın işçi kardeşler.
 delege adayı
 24 Eylül 2013 Salı 13:26
Sendika genel kuruluna yönelik faaliyetlerde ortaya çıkan grupların farklı görüşleri olabilir.Ne var ki,herhangi bir gruba,kişiye ya da kişilere yönelik yapılan baskı ve tehditler karşısında hiç birisinin sessiz kalma lüksü yoktur.Eğer sessiz kalınıyorsa icazet aldığınız yerden emir de alırsınız.Onursuzluk hukusal karşılığı olmasa da çok büyük bir suçtur.
 misafir
 23 Eylül 2013 Pazartesi 22:47
Sayın yazar gibi bende kaçırılan pilotlarımızın bir an önce özgürlüklerine ve ailelerine kavuşmalarını diliyorum. Sendika seçimlerine yapılan işveren müdehalesi ile sendika yönetiminin delege oyunları ile var iktidarını sürdürebilme gayreti çok kirli ve kabul edilemez bir oyundur. Bu nedenle, çıkış yolunun bağımsız bir işçi iradesine bağlı olduğunu düşünmekteyim. Saygılar...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Airkule