MENÜ
İstanbul 8/11
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
THY REKLAMIN ZİRVESİNDE
İbrahim Köktener
YAZARLAR
28 Nisan 2014 Pazartesi

THY REKLAMIN ZİRVESİNDE

Günlük yaşamın adeta bir parçası haline gelen reklamların ardında farklı alanlardan birçok argümanın titizlikle değerlendirildiği, en iyi dönüşümü alacak şekilde birleştirildiği bir organizasyon ve emek saklıdır. Dolayısıyla reklamcılık gerçekten zor iştir…

Günümüzde reklamcıların hedef kitlesini oluşturan tüketicilerin de adeta bir iletişim bombardımanı altında oldukları ve artık gönderilen çok sayıda iletiden,sadece çok sınırlı bir bölümüne tepki gösterdikleri de göz önüne alınırsa reklama ait çalışmaların her aşamasında büyük bir titizlik ve profesyonellik gerektiği rahatlıkla söylenebilir.*

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda yayına giren ve büyük beğeni toplayan THY reklamı, bu anlamda çok sağlam bir örnek olmuş… Bence kısa film tadındaki reklamın belki de en çarpıcı özelliği, insan unsurunu çocukların masumiyetinde harmanlayarak izleyenlerin yüreğini titretebilmesi… Profesyonel oyunculara taş çıkartan çocukların hayalleri, özlemleri, sevinçleri ifade eden rolleri izlerken duygulanmamak mümkün mü?

Bu arada bir başka önemli detayı da hatırlatmakta fayda var. THY’nin reklamı taşıdığı mesaja göre “kurumsal reklam” olarak sınıflandırılabilir. Kurumsal reklamda, üretici firma mesaj içeriğini pazarda daha fazla prestij sağlamak ve bu yolla pazar birimlerinin firmaya karşı olan bağlılıklarını sağlamak doğrultusunda geliştirir. Bu tür reklamlarda aynı zamanda tüketici gözünde o firmanın saygınlığını artırmaya yönelik mesajlar işlenir.*

THY yönetimi de, reklamda kurumun “dünyada en çok ülkeye uçan havayolu” olma özelliğini vurgulamak istemiş ve bu da gayet anlamlı bir cümleyle güzel işlenmiş: "Türkiye'de uçmadığımız tek bir yer kalsa, dünyada en çok noktaya uçmuşuz ne fayda"

Sonuçta bu reklama emek veren herkesi kutlamak gerekir. Güzel şeyler hayal etmeyi sürdürelim…

Aydınlık günler dileğiyle…

*Reklamcılık-Kavramlar, Kararlar,Kurumlar – Füsun Kocabaş-Müge Elden (İletişim Yayınları)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 kedi
 30 Nisan 2014 Çarşamba 13:47
University of Maryland Sosyoloji Bölümü Doktora Adayı Mehmet Atıf Ergün, sözkonusu reklamın şahane bir okumasını yapmış bianet'te bugün. naçizane önerilir:)
 öğretmen
 29 Nisan 2014 Salı 19:43
Sn yazarın sözleri ile "güzel şeyler hayal etmeyi sürdürelim" kedi, hele çocuklar söz konusu ise; senin kadar ve senin gibi olsalar tümüde pilot olsa mavi bulutlar arasında yumak yumak, ufku geniş...
 kedi
 28 Nisan 2014 Pazartesi 21:56
refah ve hizmet söyleminin ilahi bir yasa olarak tepemize çöktüğü aklımızı, ruhumuzu aldığı günlerdeyiz ve hislenerek ığdırlı çocukların hayallerinin gerçekleşmesini izliyoruz. gözyaşlarımızı silip gerçekte bu hayal kimin hayali ve ne menem bir hayaldir bi düşünelim. üstümüze geçirdiğimiz giysilerimiz ya da içinde yaşadığımız mekanlar ve de onun içinde kullandığımız eşyalar pratik ve de değişim değerinden bağımsız olarak bir toplumsal ilişki biçiminin işareti, bir yaşam tarzının göstereni artık. bu bağlamda ihtiyaçlar üretilip bir yaşam tarzı kurgulanıyor; ve kurgu gerçek haline geliyor. reklamlar da meta değil bu yaşam tarzını satıyorlar. kurgulanan yaşam tarzını, faydacı bir şekilde çocuk masumiyeti ile örtecek kadar vahşileşen reklamlar,bu vahşiliği gözlerimizi yaşartacak kadar hislerimizi gıdıklayarak maskeleyebilme konusunda çok mahir. öyle ki gözlerimize doldurduğu yaşlar maskenin ardındakini görmemizi önleyebiliyor. (o çocukların hayali aslında belki de gerçekten uçmaktı. bu reklamdan sonra en fazla pilot olmak isteyebilecekler ne yazık ki:)
 kedi
 28 Nisan 2014 Pazartesi 21:57
"çocuklara kendilerinin doğrudan kullanamayacakları/yararlanamayacakları ürün ve hizmet reklamlarında reklam mesajı iletme görevi verilemez" şeklinde çocukları koruma amaçlı yasa var; her yere her şeye burnunu sokan rtük’ün şirketler lehine uygulamadığı. “fransa'da çocuklar ancak koro şeklinde sesleri yetişkinlerinkine karıştırılarak ve katılımları görüntü ve ses bütünü içinde kaybedilerek reklamda yer alabilmektedir. finlandiya'da ise çocuklar ancak sağlık ve eğitim içeren reklamlarda yer alabilmektedirler.”
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Airkule