MENÜ
İstanbul 12/16
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ŞARKILARIMIZDAKİ HAVACILIK-2
Osman Gazi Baykal
YAZARLAR
14 Temmuz 2013 Pazar

ŞARKILARIMIZDAKİ HAVACILIK-2

2)TÜRKÜLER:

Türkülerimizde uçmak eylemi, sıla, aşk, ayrılık, yalnızlık duygularıyla beraber 1911 yılına kadar daha çok kuşlarla anlatılmıştı. 1911’den sonra uçak toplumumuzca yavaş yavaş tanınırken, onunla ilgili türküler de yapılır olmuştu. Cumhuriyetin ilanından sonra bu konudaki besteler daha da artmıştır. Gökyüzü ve onun içinde yer alan nesneler de metafor olarak (bulut, şimşek, yıldız vb.) türkülerde sıklıkla kullanılmıştır.

Zârâ'lı Baki'nin okuduğu taş plakta “Yirmi yedililer” ve arka yüzündeki “Türk Hava Kuşu” türküsü Columbia plak etiketiyle yayınlanmıştı. Diğer bir türkü ise Şereflikoçhisar yöresinden derlenen:

Gökte uçan tayyare

De aslan garam nemi

Selam söylen o yâre

De zeytin garam nemi

Bulsun derdine çare...

Bazı kaynaklara göre Çanakkale yöresinde biraz farklı sözlerle, benzer türkü şöyle söylenmektedir:

Gökte uçan tayyare

Selam söylen o yâre aman aman

O da bulsun bir çare /Gitme gidenlerinen

Boyu fidanlarınan aman aman...

Bu türküler daha sonraki yıllarda değişik sözlerle okunduğu gibi bazı skeçlerde şakalaşma olarak da kullanılmıştır.

Âşık Selâminin türküsünde uçma, metaforik olarak kullanılmasına rağmen sözleri oldukça güzeldir:

Selâmi gedayım (fakir, kimsesiz) derdim ziyade

Aşk beni dünyada kıldı piyade

Ölürüm sırrımı vermem yâde

Yere in gökteki bu seyran yeter...

Biraz daha hamasi ve didaktik amaçla THK için yapılan, sadece adının Doğan olduğunu öğrenebildiğimiz sanatçının “Tayyareci Türküleri” eserinin sözleri şöyle:

Kartalların adı var

Türklerin kanadı var

Yıldırımlı göklerde /O kanadın yâdı var

Fetihten başlar o yâd...

Etmeyiz matem feryat

O kanada bak, bugün

Yer gök inkıyat (boyun eğmek)

Alnında altından sorguç,

Sığar mı bir avuç

Dünyaya Türk'ün ruhu?

Delikanlı, durma uç!

Gökten yere şan getir

Atiden (gelecek) nişan getir

Tayyarenle yüksel, uç

Zaferi kuşan, getir!

Delikanlı, Türk’ün oğlu!

Göklerde Türk'ün yolu

O yollarda uçarsa

Emindir Anadolu.

Posof yöresinden Âşık Zülali ‘den alınan türkünün sözlerinde hüzün, sıla, hasretlik duyguları mektubun uçma metaforuyla anlatılır:

Mektup gider isen tayyare ile

Şimşek gibi vatanıma var da gel

Çık yukarı görüş seyyare (gezegen, yıldız) ile

Beyaz kara bulutlara dal da gel

İn yurdumu dolaş köşebe köşe

Sakın bir fırtına, tutulma kışa

Ayrı ayrı yaralanma yoldaşa

Benden selam götür, selam al da gel

Kapı basık ise pencereden gir

Hasretli halimi arz eyle bir bir

Zavallı anneme misafir

Olur, isen üç beş saat kal da gel

Mektup benden küsmüş ise ol Nigâr (güzel yüzlü sevgili)

Söyle benim için bin selamı var /Bir kaç türkü ile olsun yadigâr /İşlet çevresini zarfa sar da gel

Güzel anlat Zülali’nin halini

Hangi bülbül terk etmiştir gülünü

Zülfün perçeminden birkaç telini

Eğer anam vermediyse çal da gel...

Anonim sözleriyle çok eski bir türkü olan “Uçun Kuşlar İzmir'e Doğru” birçok sanatçı tarafından icra edilmiştir:

Asker ettiler beni kıdemli çavuş

Gurbet çöllerinde oldum bir baykuş

Anadan babadan yardan bir haber yokmuş

Uçun kuşlar uçun İzmir'e doğru

Güverteye çıktım uzandım yattım

Anayı babayı yarı sılaya attım

Uçun kuşlar uçun İzmir'e doğru...

Özlem Özdil'den “Hoy Nani” türküsünün sözleri oldukça yalındır:

İndim çayır biçmeye de eğildim su içmeye

Dediler yârin geldi de kanatlandım uçmaya

Hoy nani nani nani da yandırdı sevdan beni

Öyle bir ateş düştü de söndürmez çaylar beni...

Yöresini ve kaynak kişisini bilemediğim ancak meslektaşım Kaptan Nuri Savik’in aktardığı türkünün sözleri ise:

Entarisi kırmızı

Ben annemin bir kızı

Beni alacak oğlan

Tayyarenin yıldızı

Uçma konusunda genellikle kuşlara, hatta belirli kuşlara (turna, ördek, şahin vb.) yüklenen anlamlarla yapılan türküler çok eski zamanlardan beri yapılagelmektedir.

Karacaoğlan'dan “Yeşil Başlı Gövel Ördek” türküsü oldukça eskilerden günümüze ulaşabilen örnektir:

Yeşilbaşlı gövel ördek uçar gider göle karşı

Eyrincesin tel tel olmuş döker gider bele karşı

Telli turnam sökün gelir, inci mercan yükün gelir

Elvan elvan kokun gelir yar oturmuş yele karşı

Şahinim var bazlarım var, tel alışkın sazlarım var

Yâre gizli sözlerim var diyemiyom ele karşı

Telli turnam sökün gelir, inci mercan yükün gelir

Elvan elvan kokun gelir, yar oturmuş yele karşı...

Şah Hatayi mahlâsıyla şiirlerini yazdığı Şah İsmail'in “Gitme Durnam” türküsünü günümüzde Arif Sağ'dan dinlemenin keyfi bir başka oluyor:

Getme durnam getme

Hak Muhammet Ali kesme dilinde

Musayıbım galdı galdı Kenan ilinde

Durnalar o dostu görmediniz mi?

                  ***

Haydar Haydar görmediniz mi?

Ali yar Ali yaralı yar görmediniz mi?

                  ***

Getme durnam getme dağlar dumandır

Bizim sürdüğümüz ikrar imandır

Dosttan ayrı düştüm halim yamandır

Durnalar o dostu görmediniz mi?

                  ***

Durnam donun göğdür, gayet güzelsin

Kanteri emmiş Şam'ı Şark'ı gezersin

Sen de benim sevdiğim Ali'ye benzersin

Durnalar o dostu görmediniz mi?

                  ***

Şah Hatayi'm sen binlerce yaşa

Daha neler gelir sağ olan başa

Bizi hasret koydun kavim kardaşa

Durnalar o dostu görmediniz mi?

Âşık Veysel'den benzer bir çalışma olan “Havalanma Telli Turnam” türküsünün sözleri ise:

Havalanma telli turnam, havalanma telli turna

Aman aman aman aman ey

Uçup gitme yele karşı

Ah niye doğdun

Sarı yıldız mavi yıldız yıldız yıldız yıldız

Zülüflerin tel tel olmuş, zülüflerin tel tel olmuş

Aman aman aman aman ey

Uçup gitme ele karşı

Ah niye doğdun

Sarı yıldız mavi yıldız yıldız yıldız yıldız

Evler yıkan beller büken

Kanlı mı oldu kervan kıran /Dön dön dön dön

Şahinim var bazlarım, şahinim var bazlarım var

Aman aman aman aman ey

Ördeğim var kazlarım var

Ah niye doğdun

Sarı yıldız mavi yıldız yıldız yıldız yıldız

Yâre tenha sözlerim, yâre tenha sözlerim var

Aman aman aman aman ey

Ben diyemem ele karşı

Ah niye doğdun

Sarı yıldız mavi yıldız yıldız yıldız yıldız

Evler yıkan beller büken /Kanlı mı oldu kervan kıran

Dön dön dön dön...

Âşık Mahzuni'den aynı kategoride güzel bir beste olan “Ayran Dede” nin sözleri:

Bu yaylanın mor kanatlı kuşuydum

Pençesi kırılmış kuzguna döndü aman aman aman ey

Turnalar katarının başıydın

Sürüsünü kaybetmiş bozguna döndü aman aman aman ey

Biriken damlalar kan oldu aktı ey

Karların üstüne yıldırım çaktı aman aman aman ey

Dağıldık kervandan dostlar bıraktı ey

Karınan tipide bozguna döndü aman aman aman ey

Der Mahzuni sarardım soldum

Dertli turnamınan bir yuva buldum

Türkmen ellerinde eyledim kaldım

Yönümü Antep'e sargına döndüm aman aman aman ey...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Turna
 19 Temmuz 2013 Cuma 16:19
Daha güzel türküleri bekliyorum.
 Yurttan sesler
 15 Temmuz 2013 Pazartesi 21:36
Çok kapsamlı, neredeyse antoloji olmuş. Yazara teşekkürler.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Airkule