ADALETLİ DAVRANACAĞIZ

Röportaj

11 Mayıs 2010 Salı 12:22

DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, Slot Koordinasyon Merkezi’nin DHMİ’ye bağlanması konusunda neler söyledi? Birdal hangi güvenceleri verdi? Bir tık ötede…

TEK ELDEN YAPILMASI FAYDALI

 

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal, Slot Koordinasyon Merkezi’nin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın kararıyla SHGM’den alınıp DHMİ’ye verilmesi konusundaki düşüncelerini açıkladı. ‘Kimsenin endişe duymasına gerek yok’ diyen Birdal, Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda sorularımıza şu cevapları verdi:

 

Soru: Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, geçen hafta ilginç bir kararla Slot Koordinasyon Merkezi'ni Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden (SHGM) alıp Devlet Hava Meydanları İşletmesi'ne (DHMİ) verdi. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

 

Birdal: Evet öyle bir görev verildi. Bundan sonra biz yapacağız bu işi. Hava trafiğini biz idare ediyoruz, havaalanındaki kapasiteleri, kaç tane uçağın park edeceğine biz karar veriyoruz. Onun için bu işlerin tek elden yapılmasında fayda var. Şeffaf, diğer havayolu şirketlerinin temsilcileri ile beraber çalışacağız. Sistemde bir değişiklik, farklılık olmayacak. Aynı şekilde çalışacağız, hava trafiğini yönetenlerle havaalanı için slot verenler hepsinin aynı merkezde, aynı ekip tarafından takip edilmesi trafiği rahatlatacak diye düşünüyoruz.

 

Soru: Bu iş için yetişmiş insan gücünüz var mı, teknik elemanınız yeterli mi?

 

Birdal: Hava slotu ile alakalı bizim teknik blokta ekibimiz var. Değişen bir şey olamayacak, sadece bilgi akışını daha da hızlandırmak için bu mekanizmaya ihtiyaç var.

 

Soru: Efendim bazı kesimlerin yapılan bu devirle ilgili endişe ve eleştirileri var. Onlara ne söylemek istersiniz?

 

Birdal: Kim nasıl yaklaşıyor bilmiyorum ama, kimsenin bundan endişe duymasına gerek yok Bu bir slot uygulaması veya slot verilip verilmemesi, bir ayrıcalık veya imtiyaz değil. Bu, talep eden havayolu şirketlerine o havaalanlarının durumu göz önüne alınarak ona göre iniş kalkış müsaadesi verilmesiyle alakalı bir durum. Biz isteriz ki Türkiye’ye gelecek olan uçaklar, bu İstanbul için de geçerli, Sabiha Gökçen için de geçerli, Ankara için de, İzmir için de, Antalya için de geçerli. İsteriz ki her uçağa, buraya gelmek isteyen her şirkete biz ‘buyurun gelin’ diyebilelim. Sabiha Gökçen de orayı talep eden uçaklar olursa, tabi ki onlara da verilecek ama yine onların kapasiteleri ile alakalı bir durum. Onlarla ilgili slot verilirken tabi ki onların görüşleri, düşünceleri de alınarak verilecek. Bu tür şeylerde ‘Ben yaptım oldu, ben nasıl istersem öyle yaparım mantığıyla hareket etmek mümkün değil. Böyle bir şey yapamazsınız. Bunu da herkesin kabullenmesi, fikir birliği içerisinde olması lazım. Havayolu şirketlerinin de, slot uygulayan birimin de, havaalanı işletmecilerinin de.

 

 

Soru: Sorun herkesin aynı saatlerde uçmak istemesinden mi kaynaklanıyor?

 

Birdal: Bütün şirketler aynı saatlerde uçmak için başvurdukları zaman zaten bizim görev alanımız da orada başlıyor. Herkes ‘Ben aynı saatte buraya uçacağım’ dediği zaman çağırılacak ve ’Arkadaş bak hep aynı saate denk gelmiyor. Sen şöyle git, sen şöyle gel, sen şu saatte git, sen şu saatte gel’ denilecek.  Bir de historik haklar var. Senelerdir aynı saatlerde oraya uçan şirketler var. Onların hakkını da gözetmek lazım.

 

Soru: Herkese eşit davranacağız diyorsunuz, doğru mu anladık?

 

Birdal: İnsanların konuyu böyle farklı taraflara çekmeleri hoş bir şey değil. Şimdiye kadar yapılan şeylerde herhangi bir adaletsizlik, bizim hava trafik yönetimimiz açısından herhangi bir adaletsizlik görülmüş mü? Farklı bir uygulama görülmüş mü? Herkes hakkına razı olacak.

 

  Yorum Ekle

  Yorumlar

 şaka
 12 Mayıs 2010 Çarşamba 20:57
şaka gibi bu konuşmalar, kim inanır ki hem tk yön kur. üyesi olacaksın hem de de ha me ii nin gn md. oldu gözlerim doldu. nasıl olacak bu işler acaba
 murat
 12 Mayıs 2010 Çarşamba 17:03
hava slotuyla yer slotu ayrıdır sanırım
 Gamyemez
 11 Mayıs 2010 Salı 17:29
Bu zat hem THy yönetim kurulunda hem de slot dağıtan mekanizmanın başında. Tam da haksız rekabet koşulları ve de etik kurallar diye bir kavramdan haberdar olmadığı kesin...
 
 11 Mayıs 2010 Salı 14:51
Et kokarsa tuzlanır, tuz kokarsa????

  Benzer Haberler


Copyright 2015 Airkule
İletişim