Osman Gazi Baykal
ŞU KARGAGİLLER-3

28 Ekim 2018 Pazar

3/Güzel Sanatlarda Karga:  

“Bir karga yalnızca sesinin gizini duyanla göz göze gelir.” Berxwedan Yaruk

a) Edebiyatta Karga: Yüzyıllardan beri öznesi karga olan çeşitli edebiyat dallarında eserler verilmiştir. Bunlardan en eskileri Ezop’un fabllarıdır: Ezop’un bir masalında karganın biri tanrıça Athena’ya bir kurban adar. Ardından verilen ziyafetine köpeği davet eder. Köpek bunların işe yaramayacağını, tanrıçanın kargadan nefret ettiğini söyleyince karga da “Tanrıçanın kendisini sevmediğini bildiğini bu yüzden barışabilmek için kurban aradığını” söyler. Ezop’a atfedilen başka bir masalda tavus kuşu olmaya özenen ve rengârenk tüyler takan küçük karganın düştüğü gülünç durum, kendi eksikliklerine rağmen zirvelere tırmanma hevesindeki insanlara bir uyarıdır. Bu masal 18.yy'dan itibaren Anglosakson toplumlarında gittikçe keskinleşen servet, ulusal aidiyet (milliyetçilik) sınıf ayrımlarını vurgulamak için kullanılmıştı… Bu arada Ezop’a atfedilen meşhur “karga-tilki-peynir” öyküsü için rivayet muhtelif olmakla birlikte güncelliğini kuşaklar boyunca hiç yitirmeyen kült bir örnektir.

Çiçero “Kehanet Üzerine” isimli eserinde kuzgun sağa uçarsa olumlu, sola uçarsa kötü şans işareti sayılacağını yazmıştı. Avrupa ortaçağında Hıristiyanlık yayıldıkça öykülerdeki karga öznesi hem iyi hem de kötü olarak görünür. Örneğin Katolik bir papazın 12.yy'da yazdığı “Aviarum” isimli eserinde kuzgun, “Bazen bir vaiz, bazen bir günahkâr, bazen de şeytan olarak algılanır” demişti.

Shakespeare’in “Julius Casear”, “IV. Henry”, “Othello”, “Macbeth” oyunlarında karga, felaket ve ölüm habercisi olarak yer almıştır.

Otantik Alman masallarını derleyen Grimm Kardeşlerin öykülerinden birinde yolsuzluk yapan bir memurun, her seferinde bir altın alarak kentin hazinesini çalmak için bir kargayı nasıl kullandığını anlatılır. Yine “Sadık Johannes” isimli öykülerinde, prensesi gemiyle kaçıran Johannes ve genç krala, üç tane kuzgunun tehlikede olup nasıl kurtulacaklarını söylemeleri ilginçtir. “Yedi Karga” isimli başka bir öykülerinde babalarının laneti üzerine kargaya dönüşen yedi erkek kardeşini arayıp bulup, onları tekrar normale döndüren kız kardeşin macerasını anlatırlar…

İngiliz yazar Charles Dickens’in 1841 tarihli “Barnaby Rudge” isimli romanın kahramanı yanında “Chip” isimli evcil kuzgunuyla dolaşır. Roman kahramanı Barnaby aşırı iyiniyetli naif kişilik sergilerken kuzgun arkadaşı onun göremediği kötülükleri hatırlatıp kehanetlerde bulunur.

Edgar Allan Poe’nun ünlü “Raven” (Kuzgun) şiiri 1845'te yayınlanmış ve kısa sürede başka dillere de çevrilerek çok ünlü olmuştu. Günümüzde bile her açıdan sürekli incelenmeye devam eden nadir şiirlerdendir. Şiirde konuşan kişiyi gece ziyaret eden kuzguna yaşam ve ölümle ilgili sorular sorar. Kuzgunun kehanet dolu “nevermore” (asla, hiçbir zaman), “evermore” (her zaman, ilelebet), “nothing more” (fazla değil) cevapları çok gizemlidir. Bu şiirden sonra kuzgun, Edgar Allan Poe’nun simgesi olmuştu…

İngiliz yazar Ted Hughes’ in Türkçe’ye “Karga’nın İlk Dersi” ismiyle çevrilmiş şiiri, sevgisizlik teması üzerine yazılmış farklı bir eserdir. İngiliz edebiyatçı Thomas Hardy’nin 1895 tarihli “Jude the Obscure” isimli romanında karga bekçiliğinin çok ayrıntılı tanımı, kahramanın hayatıyla anlatılmıştı. Yine Amerikalı yazar L. Frank Baum’un ünlü “Oz Büyücüsü” isimli çocuk öyküsünün kahramanlarından biri olan korkuluğa kargaların önemsemeyip konmaları, birbirleriyle konuşmaları ilginçtir. Bu öyküden birçok oyun, film ve farklı öyküler türemiştir.

Kanadalı edebiyatçı ve doğa bilimcisi Ernest Thompson Seton’un “Silverspot” (Gümüş Benek) isimli öyküsünde çok cesur, zeki ve önder bir kargayı anlatır. Yaklaşık 200 kargalık sürüsünü Toronto’ya götürüp orada insanlardan korunmak, yiyecek bulmak gibi hayati eğitimler verir. Gelişen sürünün sonu, Silver Spot’un bir baykuş tarafından öldürülmesiyle gerçekleşir…

Yahudi asıllı Fransız yazar Max Aub’un dilimize “Üstat Karga” olarak çevrilmiş kitabında II. Dünya savaşında Fransa’daki bir toplama kampında Almanların yaptıkları, bir karganın gözünden anlatır. Üstelik orijinal kitabı yazarın kendi ürettiği Karga Alfabesiyle yazması daha da ilginçtir.

İngiliz yazar George Orwell’in “Animal Farm” (Hayvan Çiftliği) isimli kitabının kahramanları tamamen hayvanlardır. Kitabın Kuzgun Moses bölümü oldukça ilginçtir…

Japon edebiyatına özgü şiir özellikleri taşıyan ve genelde doğayla ilgili, 17 hecelik haikularda kargalar sıklıkla işlenmiştir. Kargalarla ilgili önemli haikuları yazanların öncüsü ünlü sanatçı Başo’dur, onun öğrencileri de özgün haikular yaratmışlardır…

Arap edebiyatında kargalar dokuz çeşit olarak belirlenirken, her bir çeşit için farklı deyimler geliştirilmişti.

Şirazlı Sadi’nin “Kargacık” isimli manzumesi, kendinden çok daha güzel olan cennet kuşunu gören karganın kıskançlığını anlatırken insanlara hırslarını hatırlatırken, ders verir. İran asıllı yazar Kader Abdolah’ın “Karga” adıyla Türkçe’ye çevrilen kitabında, İran’da başlayan yaşamöyküsünün her aşamasında kargalarla paylaştığı duygularını ve göç ettiği Hollanda’da bir kargayla geliştirdiği dostluğunu anlatır.

Klasik Türk Edebiyatında sevgililer arasına giren rakip -toplumumuzdaki olumsuzluk özellikleriyle kabullenilmesi nedeniyle- kargaya benzetilmiştir. Örneğin şair Bâki’ye, çekemeyenleri tarafından zağ (karga) lâkabı eklemişlerdi. Yaklaşık bir asır sonra şair Nef’î, üstadı kabul ettiği Bâki’yle alay edenleri hicveden kasideler yazmıştı.

Hüseyin Rahmi Gürpınar, “Cehennemlik” isimli romanında zayıf bedenlerin, besili kişilere göre daha fazla yaşadığı iddiasını, kargalarla benzeştirerek kendi mizahi üslubuyla anlatmıştı.

Türk Edebiyatında Refik Halit Karay’ın “Karga Bana Dedi ki: Mizah Yazıları” isimli kitabında bir kargayla dostluğunu anlatırken arka planda toplumumuzda yerleşik birçok davranışın, ilişkilerin yanlışlığını ustalıkla hicvetmektedir.

Enis Batur’un “Karganâme” isimli kitabında karga üzerine denemeler, folklorik özellikler karga konulu şiirler yer alır. Nazlı Eray’ın “Karga Feramuz’un Aşkı” isimli novellasında bir ağaç dalındaki karganın aşkını keşfeden genç kızın yaşadığı fantastik olaylar kitabı çok ilginç kılmaktadır.

Türk edebiyatında karga üzerine şiirler az olmakla birlikte özgün yapıtlar vardır. Hüseyin Siret Özsever’in 1939 da yayımlanan “Kargalar” isimli şiirinde bazı kişileri hem eleştirip hem de alay etmişti. Ahmet Muhip Dıranas’ın “Kargalar”, Oktay Rifat’ın “Karga ile Tilki”, Melih Cevdet Anday’ın “Kuzgun”, Can Yücel’in “Aydın Bir Karga ile Tilki”, Tuncer Erdem’in “Alakarga”, Enis Batur’un “Karga” isimli şiirleri ilk anda akla gelenlerdir. Bahar Aslan’ın 2015 yılında yayımlanan “Moskova Defteri: Komünistler Moskova’ya” isimli öykü kitabında Rusya’nın çeşitli yerlerinde çalışan Türk işçilerinin yaşamlarını dile getirirken bol bol karga metaforu kullanmıştır.

           b) Plastik Sanatlarda Karga:

     b1) Heykelde Karga: 18.yy'dan itibaren birçok karga çalışmasını sanatçılar farklı materyallerle yaratmışlardır. Romalılardan kalma gizemli Mitras dinine ait bir kabartmada, kıyametle dünyayı yeniden canlandırmak için boğayı kurban edenin omuzundaki iki karga figürü ve karşılıklı bakışmaları ilginçtir.

Kuzey Amerika’daki pek çok yerli kabilelerin totemlerinde karga figürü, diğer kutsal hayvanlarla birlikte veya tek başına yer almaktaydı. Örneğin Kwakiutl kabilesinde şef ve/veya büyücünün ayinlerde kullandığı kuzgun maskesi özeldir.

Modern zamanlarda en ilginç karga çalışması Amerikalı heykeltıraş Kiki Smith’in “Üç Karga” isimli (1995) çalışmasıdır: Heykelin teması insanların doğa düşmanlığını, onu zehirlemeleridir.

     b2) Resimde Karga: Dünyanın neredeyse her yerinde birçok ressam, resim sanatının tüm dallarında, değişik tekniklerle (karakalem, yağlıboya, suluboya, çini mürekkep, kolaj, gravür, taş baskı) ve çeşitli temalarda karga resmini yapmışlar, yapmaya devam etmektedirler. Popüler bilim, doğa tarihi, hayvanlar ve kuşlarla ilgili kitap dergi, dekoratif çizim, karikatür gibi uygulamalarda karga figürü yer almaktadır.

Kargaların resimlerdeki ilk varlığı Asur rölyeflerinin savaş sahnelerindedir. Ortaçağa gelindiğinde dini ve mitolojik el yazması kitaplarda karga figürü görülür. Yunan vazoları, Roma duvar resimlerinde karga/kuzgun yaptıkları işe odaklanmış figürler olarak bulunurlar.

Ortaçağ sonundan modern çağa dek darağacının çevresinde tünemiş karga/kuzgun sürüsünü resmetmek, güzel sanatlarda gelenek olmasına rağmen bir tek çarmıha gerili İsa konulu resimlerde asla bulunmazlar…

Rönesans’la birlikte karga resimlerinde estetik, anlam yükleme artmıştır: Kıyamet, ölüm, savaş konulu eserlerde daha çok görünür olmuştur. Örneğin Pieter Bruegel’in “The Triumph of Death” (Ölümün Zaferi) isimli tablosunda karga, ölülerin yer aldığı kompozisyondaki tek canlı olup, ölüler ve can çekişenlere bakışı ilginçtir. Alman asıllı Albrecht Dürer’in 1512 de tamamladığı suluboya çalışması “Wing of a European Roller” (Mavi Karga Kanadı) çok önemli olup, birçok kitap, dergi, yazıda kullanılmış ve günümüzde de sergilerin gözdesidir. İspanyol barok dönem ressamı Diego Velásquez’in yaptığı Hıristiyan ikonlarında kuzgun, tıpkı kutsal ruh gibi Cennetten inercesine göstermiştir. Hollandalı Limbourg kardeşlerin “Trés Riches Heures” (Dua Saatleri) kitabında Ekim ayını betimleyen resminde karga ve saksağanların ekinleri yemeleri gösterilmiştir.

Japonya ve Çin’de karga ve saksağanlar porselen tabak, vazo, saksı vb. çeşitli objelerin üzerine resmedilmişlerdir. Japon edebiyatının önemli türü olan haikuları süslerken erik çiçeğiyle (zarafet ve kısa yaşam) karga birlikte çizilerek tezatlar vurgulanır. Eski bir ipek Çin halısında saksağanlar keyif kuşu olarak işlenmiştir…

Meksika yerlilerinin seramik desenlerindeki ölü kargalar, tarla kenarlarına ibret için asılı olarak kullanılmıştır!

Hint kültüründen etkilenen İslam kültüründe kargalar kötü ünlerine rağmen, “Kelile ve Dimne‘ de” (Arapça Hayvan Masalları) baykuşları mağaraya sıkıştıran kargalar minyatürü ilginçtir.

Romantik çağda karga, masallardan öykünerek resimlerde yer almıştır: Önce Fransız La Fontaine’in hayvan masallarında karga konulu bölümlerde sıklıkla kullanılmıştır. Alman Grimm kardeşlerin olduğu varsayılan “Hansel ve Gratel” öyküsünde karga yer almamasına rağmen kitabın resimlerinde cadının yardımcısı olarak çizilmiştir. Ezop’un hayvan masallarındaki karga figürü, sıklıkla öykü kitaplarında yer almıştır.

İspanyol ressam F. Goya’nın “Don Manuel Manrique de Zuňiga” isimli tablosunda ulak karga, kediler ve kafesteki ötücü kuşlarla birlikte sahibinin ayağının dibinde yer alır. Alman ressam Caspar David Friedrich, kentin civarındaki kargaları “Hill and Ploughed Field Near Dresden” adlı tablosunda kentin ötesinde insan emeğiyle geçinen kargaları, sade çizgileriyle resmetmiştir.

Fransız ressam ve karikatürist J.J.Grandville, ölüm döşeğindeki bir karga ve etrafındaki dostlarını çizdiği resim, burjuvaziyi hicvetmektedir. Sanatçının bir taşbaskısında kargaların cesedi anatomik yöntemle didiklemeleri ilginçtir.

Fransız sanatçı Gustave Doré, Edgar Allan Poe’nun ünlü “Kuzgun” (Raven) şiirinden esinlenerek “Rüzgârlara Dön Yeniden” yaptığı isimli eseri ilgiyle karşılanmıştı. Aynı şiirle ilgili birkaç resim daha çizen sanatçının çalışmaları önemlidir. Fransız ressam Paul Gaugin, ünlü Fransız edebiyatçı Stéphane Mallamé’nin gravür portresinde, kafasına bir de kuzgun ekleyerek Poe’nun ünlü şiirini Fransızca’ ya ilk çevirenin o olduğunu vurgulamıştı. Paul Gaugin’in “Hiçbir Zaman” isimli tablosunda kadın ve arka plandaki kuzgun, yine Poe’nun şiirine gönderme yapmaktadır; muhtemeldir ki kuzgun kadına aşığından haber getirmektedir. Yine Fransız ressam C. Monet’in “Megpie, Snow Effect, Outskirts of Honfleur” tablosundaki saksağan, kırsalın/taşranın sakinliğini, asudeliğini simgelemektedir. Edouard Manet’in bir çalışması Poe’nun Kuzgun şiirinden etkilenmiş, metropoldeki konakta yaşayan aristokratla birlikte kuzgun ve ev, birer zaman dışılık halini yüklenmiştir.

Amerikalı ressam, doğa bilimci, ornitolog olan J.J.Audubon’un “Mavi Alakarga” isimli çalışması ilginçtir. Ayrıca Kuzey Amerika’nın kuşlarını hem tablolarında hem de açıklayıcı kitaplarda resmetmiştir.

Hollandalı ressam Vincent Van Gogh’un son resmi “Buğday Tarlası ve Kargalar’da” tehditkâr doğa gücü olarak karga sürüsü betimlenmiştir.

Pablo Picasso’nun 1904 tarihli “Kargalı Kadın” resminde kuzgunları, toplum dışına itilmişlerin, sıradışıların yoldaşı gibi yorumlamıştır.

I.Dünya savaşında Fransızlar, Alman karşıtı propaganda afişlerinde Ezop’un “Tavus Kuşu Olmaya Özenen Küçük Karga” öyküsünü anıştıran desenler çokça kullanmıştı.

Nazilerin öldürdüğü Avusturya asıllı Alman ressam August Schenk’in “Agony” (Istırap) isimli tablosunda, kuzgun sürüsü tarafından çevrilmiş koyun ve ölü kuzusu çok düşündürücüdür. II.Dünya savaşında İngiltere’de Hitler ve diğer önemli Nazileri felaket getiren kuzgunlar olarak belirten karikatürler, desenler gazete ve dergilerde yer almıştı.

Salvador Dali’nin 1963 te yaptığı “Portrait of My Dead Brother” isimli yağlıboya tablosunda karga figürü ölümü simgelemektedir.

Romanyalı sürrealist fotoğrafçı ve ressam Ionut Caraş’ın, düzenlenmiş fotoğraf ve yağlıboya resimlerinde karga figürüne ilginç anlamlar yüklenmiştir!

Orhan Peker’in “Kargalar” litografisi (1957) çok değişiktir. Türk ressamlarından Avni Arbaş, Tülay Tura, Ömer Uluç, Burhan Uygur’un “Bedbaht Karga” neredeyse aynı dönemlerde çeşitli karga resimleri yapmaları ilginçtir.

Genç sanatçılarımızdan Şükran Bulut’un 2017 de “Karga” isimli sergisindeki karga resimleri çok özeldi. Yine genç ressamlarımızdan Yiğit Altıparmakoğulları’nın karga resimleri çok güzeldir. Atilla İlkyaz’ın Bahar Aslan’ın “Moskova Defteri: Komünistler Moskova’ya” isimli kitabına yaptığı karga resimleri daha sonra Ankara’da sergilenmişti. Bilge Alkor’un 2004 yılındaki “Kış Yolculuğu” isimli serisinde “Karga Acayip Yaratık/ Bırakmayacak mısın Beni?” isimli işinde yolcunun başı üzerinde dönen bir karga ve ayrıca hareket halinde üç karga başı ilginç bir kompozisyon oluşturmuştu. Elif Tolun’un “Karga ve Kış” yağlıboya tablosu (2016) ilginçtir…

Günümüzde internette karga/kuzgunun karakalem, çini mürekkebi sulu ve yağlıboya resim ile fotoğraf galerileri, blogları gittikçe artmaktadır.

Devam edecek...

  Yorum Ekle

  Yorumlar

 Emekli
 2 Kasım 2018 Cuma 21:59
İlginç bir yazı, çok kıymetli bilgilerle zenginleşmiş. Yazarın emeğine sağlık.

Copyright 2015 Airkule
İletişim