MENÜ
İstanbul 13/17
Airkule
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
PROFESYONEL KÜLTÜR VE ETİK BAĞLAMINDA UÇUŞ EKİPLERİNİN AŞI KARŞITLIĞI
Prof. Dr. Muzaffer Çetingüç
YAZARLAR
24 Eylül 2021 Cuma

PROFESYONEL KÜLTÜR VE ETİK BAĞLAMINDA UÇUŞ EKİPLERİNİN AŞI KARŞITLIĞI

2019 yılı Aralık ayından başlayarak Dünyanın her ülkesinde dehşet yaratan Koronavirüs pandemisi, 2021 yılı Eylül ayı son haftası itibariyle Dünyada 4,7 milyondan, Türkiye’de 62 binden fazla can aldı. Aynı ay ülkemizde her gün 25-30 bin yeni vaka görülmekte ve ortalama 250 insanımız yaşamını yitirmektedir. Bu durum, ülkemizde her gün bir uçak dolusu insanın yaşamını yitirdiği bir kaza kadar trajik olmasına karşın tuhaf bir kanıksama ve lâkaydi içindeyiz! Her akşam TV’den öğrendiğimiz günlük Kovid-19 ölüm sayıları medyada ve toplum genelinde nedense sansasyon yaratmıyor! Artık haber ve tartışma programlarında bu konuların arka sıralara gerilediğini görüyoruz. Bazılarımız birkaç kez aşılanmış olmakla tam korunma altında olduğunu sanıyor. Bazıları da hem bu salgının hem de aşıların yalan olduğu illüzyonu içinde akıl dışı duyarsız tutumlar sergiliyor... Referans batı ülkelerinde de durum pek farklı değil…

Havacılığın da dahil olduğu tüm sektörleri altüst eden, büyük ekonomik kayıplara yol açan pandemi karşısında insanlığın elinde etkili bir ilaç yok; ama etkili aşılar var! Bilim insanlarının özverili çalışmalarıyla geliştirdikleri aşıların virüse direnç kazandırdığına dair çok inandırıcı kanıtlar ortada iken, bilimdışı komplo teorileri doğrultusunda aşı karşıtlığı kampanyaları yapılıyor olmasının amacını anlamak mümkün değil… Bunun havacılık emniyeti kültürü, temel insan hakları, etik ve profesyonalizm açılarından savunulur tarafı olmadığını düşünüyoruz. Aşı karşıtı kişiler, aşıdan uzaklaştırdıkları başka insanların hastalanmalarının ve belki de ölümlerinin vicdani sorumluluğu altında olduklarının farkında mıdır, bilemiyoruz...

Aşılanmayı çeşitli gerekçelerle kabul etmemek bir kişisel tercih veya hak olabilir; ama (aşısız bireylerin hastalığa yakalanma ve bunu başkalarına bulaştırma olasılıklarının yüksekliği dikkate alındığında), bu hakların sadece bireysel plânda kullanılabileceği, kamusal alanlarda böyle bir hak ve özgürlüğün olmadığı aşikârdır. PCR testi yaptırmayan ve aşı olmayan yolcuların uçağa adım atamadığı bir sektörde, yolcularla yakın temasta bulunan kabin ekiplerinin aşısız olmaları mantıklı değildir. Dünyada ve ülkemizde sağlık bilinci yüksek bazı yolcular uçağa kabul edilenlerin PCR testlerinin negatif olduklarına emin oldukları için sadece maske takmayan yolcularla tartışıyor. Ama hangi uçakta hangi uçuş ekiplerinin aşısız olduklarını bilmedikleri için onlara yönelik bir tepkileri olmuyor. Eğer bazı uçuş ekiplerinin aşısız olduklarını bilme imkânları olsaydı, kesinlikle buna karşı çıkanlar ve ses getiren tartışmalara girenler olabilirdi…

ABD’de United Airlines, Covid-19 aşısı yaptırmayı reddeden uçuş ekiplerini işten çıkarma kararı aldı (*). İsviçre Havayolları (Swiss Air) aşıdan imtina eden ekiplerine Kasım ayına kadar süre verdi (**). Medyaya yansıyan haberlere göre Qantas, Delta, American Airlines ve Etihad aşı oranını %100’e çıkardı; diğer sektörlerden Google, Disney, Facebook, Microsoft, Netflix ve Walmart da aşısız personelinin kalmaması kararı aldı. ABD’den Avustralya’ya, Malezya’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve İsviçre’ye kadar çok sayıda ülkede uçuş ekiplerinin aşılanma oranının %100’e çıkarılmakta olması, yolcuların bu şirketlere olan güvenlerini arttıran bir unsur olsa gerektir. Darısı bizim başımıza…

*   https://www.yenisafak.com/ekonomi/dev-sirket-tarih-verdi-asi-olmayanlar-kovulacak-3676354

** https://swiss.newsmarket.com/english/press-releases/swiss-introduces-mandatory-covid-19-vaccination-for-crews/s/3bc803c8-23b5-408a-8cd4-977e8001e597

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Çalışması tamamlanmamış aşı
 14 Ekim 2021 Perşembe 13:42
Çok talihsiz, akıma kapılarak yazılmış bir yazı. 2009 yılında domuz gribi aşısından Avrupa’da 800 çocuk sakat kaldı, sayısız insan da kalıcı rahatsızlıklara sahip oldu. Avrupa devletleri milyonlarca euro tazminat ödedi. Biraz araştırırsanız çok kolay bir şekilde bunları öğrenebilirsiniz. Ayrıca varyantları oluşturanın aşı olduğu bilimsel bir gerçek. Buyrun Nobel ödüllü Fransız Virolog Luc Montaigner’den dinleyin. Aşı olmak istemeyenlere saygı duyuyorum diyerek arkasına bir sürü şey yazınca o saygıdan eser kalmıyor ne yazık ki.
 Engin Aksüt
 14 Ekim 2021 Perşembe 09:08
Kişisel özgürlük bağlamında Aşı olmak istemeyenlerin kararlarına saygı duymakla beraber, bu kişilerin özgürlüklerinin sokağa çıktıkları andan itibaren bittiğini ve topluma ve kendilerine karşı bir sorumsuzluğa dönüştüğüne inanıyorum. Sosyal medyada bir moda haline gelmiş 'Aşı karşıtı olmanın' hiç bir bilimsel dayanağı yoktur. Şu ana kadar dünyada Aşı olmuş 6.4 milyar kişi varken az sayıda da olsa Aşı olmamakla övünerek hem kendi hayatlarını, hem sevdiklerinin hayatlarını hem de toplumun hayatını tehlikeye atan bu kişileri anlamakta zorlanıyorum.
 Prof.Dr.Bülent Baysal
 25 Eylül 2021 Cumartesi 10:55
Eline,bilgine sağlık.Teşekkürler.
 Gönül Angün
 25 Eylül 2021 Cumartesi 10:22
Anlatılanların hepsi doğruteşekkür ederiz
 Kemal ırak
 25 Eylül 2021 Cumartesi 10:17
Yazık ki pek çok aşı aşığı gibi devgili dostum muzaffer çetingüç te,aşı karşıtı deyimini fütırsuzca kullanmış. aslında o terimin esası,"aşı olmayan sıvı karşıtı"olmalıydı. konu çok işlendi ve bizleri kimse anlamadığı için, uzun uzadıya yazmak istemiyorum; kısaca söylemeliyim ki bizler, dayatmalara ve şarlatanlığa karşıyız. Ne diyeyim; tanrı herkese akıl fikir versin.
 Cébbar çalışkan
 24 Eylül 2021 Cuma 22:06
Bilgilendirme çok güzel..Tşk.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Airkule