Cem Gök
HAVA-İŞ’TEN “İHANET” PROTOKOLÜ

20 Ocak 2017 Cuma

Hava-İş’in atanmış başkanı Ali Kemal Tatlıbal ve ekibi 2013 yılında şaibeli bir genel kurulla Hava-İş yönetimine geldiği zaman “THY patronlarının yeni sendika yönetimiyle uyum içinde sömürüyü arttıracak politikalar izleyeceği günleri görmek için çok fazla beklememiz gerekmeyecektir” demiştik…

29 Mayıs 2012’deki direniş sırasında işverenin gözlemcisi olarak görev yapmış ve sonrasında açılan işe iade davalarda işçiler aleyhine tanıklık etmiş olan Ali Kemal Tatlıbal başkanlığındaki Hava-İş yönetimi gelmekte olan ekonomik kriz öncesinde “zaferlerini” borçlu oldukları THY patronlarına nihayet diyetini ödeme fırsatı bulabildi. Krizin faturasını işçilere ödetmeye niyetli THY yönetimiyle Hava-İş arasında imzalanan “tadil protokolü” ile THY çalışanlarının 25. Dönem Toplu İş Sözleşmesiyle kazandığı ücret artışı geri alınmış oldu.

25. Dönem toplu sözleşmesinin ücret ve ücret zamlarını düzenleyen 32. Maddesinde işçilerin ücretlerine 01.01.2017’de yüzde 4, 01.07.2017’de yüzde 4, 01.01.2018’de yüzde 4, 01.07.2018’de yüzde 4 olmak üzere zam yapılacağı, bu oranın enflasyonun altında kalması halinde bu oranın ilave edileceği düzenleniyordu. Hava-İş tarafından dün (19.01.2017) yapılan açıklamada 01.01.2017 ve 01.07.2017 tarihlerinde yapılacak zam oranlarının yüzde 1.5’a düşürüldüğü ifade ediliyor. 2018’de yapılacak zamlar konusunda ise somut bir açıklama yapılmadı, dolayısıyla bu konuda tahminler üzerinden konuşmanın manası yok.

Meselenin özeti şu; toplu iş sözleşmesine göre 01.01.2017’de 104 lira ücret alacak bir kişi protokole göre 101,5 lira alacak, 01.07.2017’de 108,16 lira alacak bir kişi protokolle 103,02 lira alacak. Yani zamlar ardışık olarak yapıldığı için THY çalışanlarının ilk altı ay için yüzde 2,5, ikinci altı ay için yüzde 5,14 oranında zararı söz konusu olacak. Daha da önemlisi Türk lirasının yabancı paralar karşısında giderek değer kaybettiği, örneğin Amerikan Dolarının bir kaç ayda yüzde 20 civarında arttığı ve bununla bağlantılı yüksek enflasyon beklentilerinin olduğu bir dönemde bu protokolle birlikte THY çalışanları Toplu İş Sözleşmesi’nde yer alan enflasyon farklarını alma haklarını da kaybetmiş oldular.

Hava-iş yönetimi işçilerin önüne “ya işiniz ya zammınız” diyerek sunulan anketi kendine meşruluk kalkanı olarak kullanmaya niyetli olsa da mızrak çuvala sığacak gibi değil. THY çalışanlarına “reddemeyecekleri bir teklif” sunan Hava-İş yönetimi patronların tarafında olduğunu ispatladı. “Vatanımıza ve Milletimize hayırlı olmasını diliyoruz” diye sundukları protokolde çalışanların hayrına hiçbir şey yok.

İşten çıkarmaların önüne geçmek bahanesiyle imzaladıkları protokolde bu konudaki düzenlemede işçilerin işgüvencesini sağlamaktan çok uzak. Yine protokolü görmeden beyanlarını doğru kabul ederek anladığımız protokolle THY yönetimi tarafından yalnızca İş Kanunu’nun 29. Maddesi gereğince “toplu işten çıkarma olmayacağı” taahhüdü verilmiş. Yani sık sık örneklerini gördüğümüz “performans düşüklüğü”, “çok rapor alma” gibi iş Kanunu’nun 18. Maddesinde düzenlenen geçerli sebepler ve 25. Maddesinde düzenlenen haklı sebeplerle işten çıkarmalarla ilgili bir düzenleme söz konusu değil. Ancak işletmesel nedenle yani küçülmeye gidildiği gerekçesiyle toplu işten çıkarmalar olmayacağı konusunda bir düzenleme yapılmış. Toplu çıkarmaların sınırı da İş Kanunu’nun 29. Maddesine “işyerinde çalışan işçi sayısı 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin, işine 17’nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır” şeklinde çizilmiştir. Yani diğer nedenler bir kenara “Küçülmeye gidiyoruz” denilerek ayda 29 kişi işten çıkartılabilir. Kaldı ki, işçileri “maliyet kalemi” olarak gören patronlar, bu anlaşmayla -enflasyon farkından kaynaklı ek zam durumu bir kenara- çalışanlara ilk altı ay için yüzde 2,5, ikinci altı ay için yüzde 5,14 eksik ücret ödeyecekleri için; yüzlerce kişiyi işten çıkarmaları durumunda elde edecekleri kârı şimdiden ceplerine koydular bile!..

Yani bu protokolle işten çıkartmaların önüne geçilmiş olmayacak. Onun için hiç kimse “işten çıkarmalar olmasın diye herkes fedakarlık etti” demesin! Fedakarlık eden, her zaman olduğu gibi işçiler!.. Kriz fırsat bilinmiş ve sendikacıların da işbirliğiyle işçilerin ücretleri gasp edilmiştir. Çalışanlar işsizlik sopasıyla tehdit edilerek susturulmuştur. İşveren tarafından hile ve tehditle o koltuklara oturtulan mevcut Hava-İş yönetiminden başka bir davranış beklenemezdi elbette…

Ancak çalışanlar kendi içlerinde birlik sağlamış olsalardı, korkuyla değil, birlikteliklerinin verdiği güç ve cesaretle hareket edebilselerdi bu ihaneti engelleyebilirlerdi. Ekonomik verilerin yeni bir krizi işaret ettiği bu dönemde ve gelecekte benzer hak gasplarının, toplu işten çıkarmaların olacağı açık. Mevcut sendika yönetiminin tarafını bir kez daha gördüğümüze göre kokpitiyle, kabiniyle, yer işletmesiyle, tekniğiyle, kadrolusuyla, taşeronuyla başta THY A.O. ve THY Teknik A.Ş. çalışanları olmak üzere tüm havacılık çalışanlarının kendi içlerinde birlik olmalarından başka bir çare bulunmuyor. İşten çıkarmaları da, gaspları da engelleyebilecek olan protokoller filan değil, adına ne derseniz deyin çalışanların işyerlerinde kuracakları birlikleridir. 

Diğer yandan bu protokolün neden yayınlanmadığını da sormamız gerekiyor. Yayınlanmadığı için protokol ne zaman imzalandı tam olarak bilmiyoruz ama son olarak şunu belirtelim. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği “protokol” adı altında yapılan değişiklikler, yapıldıkları tarihten ileriye dönük olarak sonuçlarını doğurur. Dolayısıyla eğer 19 Ocak’ta imzalandıysa imza tarihine kadar olan ücretlerin Toplu İş Sözleşmesi’nde yazdığı biçimiyle yüzde 4 zamlı olarak ödenmesi gerektiğini hatırlatalım. 

  Yorum Ekle

  Yorumlar

 TK
 22 Mayıs 2017 Pazartesi 09:14
Cem Bey, yeni yazınız neden yayınlanmıyor? 4 aydır ne bir ses ne bir nefes.
 
 9 Nisan 2017 Pazar 22:13
Editörün Notu: Havacı rumuzlu okurumuza, öncelikle Airkule'nin ne işlevinin ne de amacının sizin belirttiğiniz gibi "sansür" olmadığını belirtelim. Yazdığınız yorum hem hakaret hem de hukuki bir süreç başlatılmasına sebep olacak iddia içeriyordu. Ve bu süreç başladığında hakkınızda açılması olası soruşturmayla ilgili olarak mahkemeye sizin IP'nizi vermemiz gerekecek, buradan da kimliğiniz belirlenerek hem siz yargılanacak, hem de biz soruşturmaya dahil edilecektik. Eğer bu iddialarınızın yayınlanmasında ısrarcıysanız açık kimliğinizi yazarak yeniden gönderebilirsiniz, biz de avukatlarımıza danışarak gereğini yaparız. Saygılarımızla.
 Havacı
 9 Nisan 2017 Pazar 17:47
Sayın editör, sansürünüzden sonra ikinci yorumumu iki avukata birden danışarak yazdım ama onu da yayınlamayıp sansürlediniz. Kamuoyunu yanıltmayın!
 
 8 Nisan 2017 Cumartesi 17:15
Editörün Notu: Havacı rumuzlu okurumuz, yorumunuza "hakaret" içerdiğinden ötürü yer verilmemiştir. Bilgilerinize.
 Havacı
 8 Nisan 2017 Cumartesi 12:57
Siz en iyisi kapatın bu siteyi! Sol tarafta belirttiğiniz "Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır." kriterlerine sonuna kadar uyan yorumumu iki kez gönderdim ve iki defa yayınlamadan sildiniz! Bu kadar mı sizinle birebir aynı olmayan görüşlere ve yorumlara tahammülsüzsünüz? Tarafsız habercilikten anladığınız bu mu?
 THY
 22 Ocak 2017 Pazar 18:43
Kaleminize, emeğinize sağlık.
 serdar
 20 Ocak 2017 Cuma 22:21
Sizinde belirttiğiniz gibi, Atilay Ayçin'in sendika başkanlığından ayrıldığı gün THY artık Adam gibi bir TİS beklemesin.

Copyright 2015 Airkule
İletişim