Şeref Sezgin
FIRLATMA KOLTUĞU VE YAŞAMSAL ÖNEMİ

29 Eylül 2019 Pazar

Bu yazımızda, 1940 yılından bugüne kadar askeri jetlerde 13 bin kez kullanılan fırlatma koltuğundan (eject seat) söz etmek, derlediğimiz bilgileri aktarmak istiyoruz.

Bu fotoğraf 2009 yılında Afganistan'da çekildi. Muhtemelen Harrier jetin pilotu, sistem çalışmasa yaşamını yitirecekti!.. Bu nedenle fırlatma koltuğunun, yaşamsal bir uygulama olduğunu söyleyebiliriz.

Askeri bir uçakta işler ters gittiğinde, pilotun oturduğu koltuk, son çare olarak bir füzeye dönüşebilmektedir.

Füzenin donanımı ve pilotun ağırlığı ile birlikte yaklaşık 300 kilogram toplam ağırlığa ulaşan koltuğun, saatte 800 kilometre süratle giden bir hava aracına çarpmadan fırlatılması için pozitif 20 G. kuvvet kullanılır. Bu durumda pilot kendi ağırlığını 20 kat fazla hisseder. Basıncın etkisiyle kan, beyinden aşağıya doğru hareket eder. Buna bağlı oksijen yetersizliği, görme kaybına ve daha ileri aşamalarda ise bayılmalara neden olur. Bu durumun yaşanmaması için pilotlar özel olarak üretilmiş “G-Suit” adı verilen elbiseler giyer.

Pilot, oksijenin az olduğu 16 bin 400 feet'in üzerinde ''eject seat'' kolunu çekerse, sandalye üzerindeki sensörler sayesine irtifa bilgisi alınarak mümkün olan en yüksek hızla yeryüzüne doğru düşme sağlandıktan sonra 10 bin feet civarı irtifada nefes alabilir ve paraşüt sistemi aktif hale gelir. Eğer paraşüt otomatik açılmazsa, pilot manuel olarak açabilir.

Peki bu teknolojiyi hangi firmalar üretiyor?

İngiliz Martin-Baker firması ve Fransız ortağı Safran Martin-Baker France dünya fırlatma koltukları pazarının yüzde 56'sını kontrol ediyor. Bu firmaların ürettiği fırlatma koltukları, ABD yapımı F-35, Fransız yapımı Rafale ve Eurofighter dahil olmak üzere dünya çapında 93 hava kuvvetinin uçağını donatıyor.

Diğer fırlatma koltuk üreticileri ise Amerikan şirketi Collins Aerospace ve Rus firması NPP Zvezda'dır.

Pilotun fırlatma koltuğunu aktif etme süresi 0,2 saniyedir. Birinci saniyede koltuk 50-55 feet'e fırlatılır. Aynı zamanda, uçağın cam kanopisi, uçak modeline bağlı olarak ilk fırlatılır ardından pilotun çarpmadan çıkması sağlanır. Bu işlemler 1.35 saniyede gerçekleşiyor. Pilotun koltuğuna bağlı bir bölmede, sadece hayatta kalma kiti ve suda otomatik olarak şişen bir sal bulunur. 10 bin feet altına gelindiğinde sadece 5.5 saniye sonra paraşüt açılmış emniyetli bir alçalma sağlanmış olur.

F-35’ler için düzenek çok farklı

Şöyle ki, Joint Strike Fighter programı için özel olarak tasarlanan Mk16 koltukları, Boyun Koruma Cihazı (NPD) olarak bilinen 3 parçalı bir hava yastığı sistemine sahiptir. Martin-Baker'daki İş Geliştirme Başkanı Steve Roberts, F-35 pilotları tarafından giyilen yeni ekranlı kaskların, öncekinden daha büyük ve ağır olmasından ötürü pilotların boyun bölgesinde hasara sebep olacağı için yeniden dizayn edildiğini söylüyor. Ağırlık merkezlerinin baş ekseninin ön kısmında olması, fırlatma sırasında “boyun kırılması” riskini ortaya çıkarmıştır. Bu duruma engel olmak için F-35 uçaklarında iki yan hava yastığı, kafanın yana doğru hareket etmesini engellemek için ejeksiyon kolu çekildikten hemen sonra şişer ve ardından kaskın arkasına monte edilen üçüncü hava yastığı açılır.

Fırlatılan pilotların gelecek kaygıları

Eject mandalını çekmek zorunda kalan pilot, saniyeler içinde pilotluk hayatının sonlandığını ve artık yaşamda kalma mücadelesi içinde olduğunu bilir. En iyi şartlarda 3-5 kırık ve çıkık ile yere iner. Çoğunun da bilinç kaybı yaşadığı bilinmektedir. 1940 yılından beri 13 bin kez kullanılan sistemin, pilotun sağ kalması için gerekliliği ispatlanmıştır.

Konuya biraz teknik olarak bakarsak; 20 G kuvvetle fırlatılan bir koltukta öncelikle kan basıncının düşmesi ile “grey-out” denen durum baş gösterir.

Grey-out sırasında görüş kaybı başlar. Gördüğünüz ışık soluklaşır ve kararmaya başlar ve tünel vizyon aşaması ile devam eder. Bu aşamada görüş merkeziniz haricinde etraftaki görüntü bulanıklaşmaya ve tünel şekli ile kaybolmaya başlar.

Tünel vizyonu takiben, tam görüş ve ardından G-LOC denen bilinç kaybı yaşarsınız; yani bayılırsınız. Bu bayılmanın esas sebebi, hızlanma yüzünden beyninize giden kanın azalmasıdır. Tahmin ettiğiniz gibi bir süre sonra da ölüm gelir. Neyse ki astronotlar fırlatmalar sırasında maksimum 3 g’ye maruz kalarak bunların hiçbirini yaşamamaktadır. Yani eğitiminiz olmadan siz bile bir uzay mekiği ile fırlatılarak bayılmadan yörüngeye varabilirdiniz.

G konusunda farklı bir örnek: 9 milimetre tabanca mermisinin maruz kaldığı ortalama g-kuvveti; 31.000 g / 310.000 m/s² dir.

G kuvvet nedir?

G Kuvveti, adını kütle çekimi anlamına gelen “gravitational” kelimesinden alır. Hızlanma ölçer (Akselerometre) ile ölçülebilen hızlanma (ivmelenme) değerlerine g kuvveti denir. Şu anda biz Dünya’nın kütle çekiminin etkisi altındayız ve hissetmediğimiz 1 g değerindeki kuvvet ile yaşamaktayız.

Sıfır G kuvvet nasıl olur?

Eğer herhangi bir cismin kütle çekiminin etkisi altındayken bize direnç oluşturacak bir şeyle karşılaşmazsak g kuvveti hissetmeyiz. Bu duruma sıfır-g (zero-g) denir. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki veya Apollo görevlerindeki astronotların, Dünya’nın ya da Ay’ın kütle çekimi etkisi altındayken g-kuvveti hissetmemelerinin sebebi budur. Bu sıfır-g durumunda uzay araçlarının herhangi bir itki üretmesi, astronotlara hızlanma vektörünün aksi yönünde g-kuvveti olarak yansıyacaktır.

“Ay, Mars ve Jüpiter'de yer çekiminden kaynaklı durum nasıl” diye aklınıza takılır ise;

Dünya’daki ağırlığınız 84 kg ise bu Ay’da 13,9 kg, Mars’ta 31,6 kg, Jüpiter’de 198,5 kg gibi değerlere karşılık gelmektedir.

  Yorum Ekle

  Yorumlar

 Osman Gazi Baykal
 11 Ekim 2019 Cuma 09:36
Kıbrıs harekatından sonra ABD nin uyguladığı ambargo kapsamının içinde fırlatma koltuklarının patlayıcıları da vardı. Kullanma süresi çok fazla geçmiş patlayıcıların çalışmaması yüzünden birçok jet pilotu hayatını kaybetmişti.
 PLT
 29 Eylül 2019 Pazar 19:03
Allah kimseye atlamayı nasip etmesin. Hiç hoş bir durum değil.
 Flypgs
 29 Eylül 2019 Pazar 13:26
Atlayarak hayatını kurtaran bir pilot olarak tekrar o günlere gittim. Tüylerim diken diken oldu. Allah kimseye göstermesin.
 Kpt EE
 29 Eylül 2019 Pazar 11:10
Güzel yazı hocam teşekkürler
 Pars
 29 Eylül 2019 Pazar 09:04
Kurtarılan insanları düşününce büyük buluş olduğu çok açık. Bu teknolojiyi üretebilmekte ayrı bir dahilik.
 İlker
 29 Eylül 2019 Pazar 08:40
Hocam teşekkürler 20G ile fırlatılmak korkunç bir duygu. F-35 de henüz yaşanmadı galiba.
 M.K
 29 Eylül 2019 Pazar 07:17
Neyse ki astronotlar fırlatmalar sırasında maksimum 3 g’ye maruz kalarak bunların hiçbirini yaşamamaktadır. Yani eğitiminiz olmadan siz bile bir uzay mekiği ile fırlatılarak bayılmadan yörüngeye varabilirdiniz. DİYORSUNUZ AMA DURUM BÖYLE DEĞİL, BİRAZ DAHA İNCELEMENİZİ ÖNERİRİM.

Copyright 2015 Airkule
İletişim