Cem Gök
EYLEM NEDEN AÇILIŞA YAKIN TARİHTE BAŞLADI

16 Eylül 2018 Pazar

3. Havalimanı işçileri neden açılışa bir buçuk ay kala eyleme başladı?

3. Havalimanı’nda çalışan binlerce işçi 14 Eylül sabahı sabah saatlerinde eyleme başladı. İşçiler şantiye önünde toplandılar, çalışmayı durdurdular ve servis araçlarının geçişini engellediler. Havalimanının ismi gibi “politik” dertleri yoktu. Talepleri basit ama çok netti. Servis sorunu çözülsün, yatakhane ve lavabo-banyo temizlikleri düzenli yapılsn, tahtakurusu sorunu çözülsün, revir personeli işçilerle ilgilensin, onlara aşağılayıcı davranmasın, pek çok işçiye 6 aydır ödenmeyen ücretler ve ikramiyeler ödensin, iş cinayetlerine karşı önlemler alınsın, işçilere kıyafet verilsin vb. talepleri vardı.

İşçilerin talepleri o kadar açık ve meşru, eylemleri o kadar güçlüydü ki medyadaki katı sansüre rağmen seslerini herkes duydu. Bu sesi duymak istemeyen yetkililer de görmezden gelemedi daha fazla. Fakat yalnızca temel insani şartlarda çalışmak isteyen işçilerin taleplerini yerine getirmek yerine önce onların eylemini gazla dağıtmayı, ardından bir şafak baskınıyla kaldıkları koğuşlardan 600’e yakın işçiyi gözaltına almayı seçtiler. Bu tutumu sosyal medya ve tanınmış isimler üzerinden bir kara propaganda izledi. Sosyal medyada neredeyse aynı kalemden çıkmış gibi yazılan gönderilerde papağan gibi “Bunlar dış güçlerin kışkırtması”, “Ülkemizi karıştırmak istiyorlar”, “Eyleme katılanlara para verildi”, “Yabancı ülke ajanları geldi” vb. iftiralar atıldı. Direnen her grupla ilgili öne sürülen ve artık bıkkınlık hissi yaratan bu iftiraları için gösterikleri “en büyük” delil ise “Neden havaalanının açılmasına bir buçuk ay kala eyleme başladılar?” oldu. Bir de sigortasız çalıştırılan işçileri gösterip “Eylemi yapanlardan bazıları işçi değilmiş” argümanı var ki, evlere şenlik! İşçi olmayanın bırakın eylem yapmayı, içeri girmesinin dahi imkansız olan bir şantiyede sigortasız işçi çalıştırılmasını eleştirmek yerine böylesi bir iftira atmak “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” lafının net bir örneği.

İşçilere yönelik sermayenin kara propaganda yoluna başvurması yeni değil. THY çalışanları bu kara propaganda yöntemini 29 Mayıs 2012’deki, 2013 yılındaki grevlerden iyi bilir. 2010 yılında Ankara’nın göbeğinde haftalarca direnen TEKEL işçilerinin mücadelesi de, 2015 yılında pek çok şehirdeki onlarca fabrikada grev ve işgal eylemleri gerçekleştiren metal işçilerinin eylemleri de türlü yalanlarla karalanmaya çalışılmıştı.

Aslında bu propagandayı yapanların çoğu söylediklerinin yalan olduğunu bilir ama adı üstünde bu kara propaganda ve bunu yapanlar ne kadar yüksek sesle bağırırlarsa o kadar haklı çıkacaklarını zannederler. Çamur atarlar, üç gün sonra yok ‘ben yapmadım’ derler, çünkü bundan çıkarları vardır. Amaç meşru bir direnişi insanların gözünde küçük düşürmektir… Bize düşense yalanlara karşı gerçekleri inatla ve sabırla anlatmak. İnsanlık dışı koşullarda çalışmak, iş cinayetlerinde ölmek istemeyen, 6 aydır ücretlerini alamayan işçilerle ilgili dillendirilen “Neden havaalanının açılmasına bir buçuk ay kala eyleme başladılar?” sorusunu cevaplamak zul geliyor aslında. Bu soruyu sorunların çoğunun kötü niyetli olduğunu düşünüyorum ama madem soruldu, belki iyi niyetle, anlamak için soranlar vardır diye cevaplayalım.

Şubat ayı başında 3. Havalimanı inşaatında 400 işçinin yaşamını yitirdiği, özellikle Anadolu’dan gelen işçilerin ailelerine sus payı verilerek bu ölümlerin gizlendiği iddia edildi. Çalışma Bakanlığı bu iddiayı reddetti ve o tarih itibariyle ölen işçi sayısının 27 olduğunu savundu. (1) Ancak şantiyede çalışan bir işçi 400 işçinin yaşamını iddiasıyla ilgili şunları söyledi: “Sayı belki tam olarak 400 olmayabilir, ama ona yakındır. Toprağın altında işçi cesedi olduğu iddiasını da duyduk. En çok kazanın olduğu yer kamyoncuların alanıdır. Ölümü iş kazası diye bildirmezseniz kayıtlara girmez. Yaklaşık haftalık 500-600 iş kazasının meydana geldiği bir yerdeyiz. SGK verilerinde bu bilgi var mı? Bulamazsınız, bildirilmemiştir. Bundan 20 gün önce 4 işçi çatıya çıkıp intihar etmek istedi. 10 dakika sonra tüm alacakları ödendi.” (2)

Özetle 3. Havalimanı açılışının 29 Ekim 2019’da yapılması planlanan açılışa yetiştirilmesi baskısı iş cinayetlerinin artmasına neden oluyor. Sorunun cevaplarından biri burada yatıyor. Şubat 2018’den itibaren iş cinayetleri artarak devam ediyor, 29 Ekim yaklaştıkça çalışma baskısı ağırlaşıyor, iş saatleri artıyor ve işçi güvenliği önlemleri daha da gevşetiliyor. Bu durum, iş cinayetlerinin, yaralanmalı kazaların artmasına neden olmasının yanısıra, işçilerin giderek dayanılmaz hale gelen çalışma şartlarına maruz bırakıyor.

İşçilerin aktardığı kadarıyla eylemin başladığı gün bir servis kazası oluyor. 17 işçi yaralanıyor, 4 işçi yaşamını yitiriyor ve bu işçilerin eylemini ateşleyen kıvılcım oluyor. (3) Kötü çalışma koşullarından bıkmış, ücretlerini alamayan ve çalışırken ölmek istemeyen işçiler eyleme başlıyorlar. Ancak “o soruyu” soranların iddia ettiğinin aksine bu 3. Havalimanı işçilerinin ilk eylemi değil. 3. Havalimanı’nda çalışan işçiler 30 Ocak’ta çalışma koşullarına tepki göstererek zorunlu fazla mesaiye karşı eylem yapıyor mesela. (4) 500 işçi 2 Şubat’ta eylem yaparak kötü çalışma koşullarını ve hak gasplarını protesto etti. (5) 13 Şubat 2018 tarihinde de iş cinayetlerine, hak gasplarına ve çalışma koşullarına karşı eylem gerçekleştirdiler. (6) 9 Mart’ta ücretlerinin ödenmemesine karşı direnişe başladılar. (7) Ücretleri ödenmediği için 12 Haziran’da kule vince çıkan işçiler, 13 Haziran’da iş bırakma eylemi gerçekleştirdi (8)

Örnekleri çoğaltabiliriz elbette ama bu kadarı da “işçiler bugüne kadar tepki göstermiyorlardı da açılışa bir buçuk ay kala niye eylem yapıyorlar” sorusunun ne kadar kof olduğunu göstermeye yeter. 14 Eylül’de başlayan eylemin farkı, vaadedilen açılış günü yaklaştıkça çalışma baskısının dayanılmaz hale gelmesi, ücretlerin ödenmemesi, çalışma ve barınma koşullarının giderek daha da kötü hale gelmesi. Bu koşullar işçilerin tümünün canına tak ediyor, bu yüzden eyleme neredeyse tüm işçiler katılıyor ve şantiyede çalışmayı tümüyle durduruyorlar. Yani bu bir öfke birikiminin doğal ve kendiliğinden patlaması.

Tüm bu açık gerçeklere rağmen çıkarları adına, aynı kara propagandayı tekrarlamaktan utanmayacak derecede vicdanları pas tutmuş insanlar elbette olacaktır. Hangi siyasal düşünceden olursa olsun bir kişinin -bu olayın “Ülkemiz üzerinde oynanan bir oyun olduğu” safsatasına inansa bile- ölmeden, insani koşullarda çalışmak ve hak ettiği ücretlerini almak isteyen işçilerin taleplerinin karşılanmamasını temiz düşüncelerle doğru bulabileceğini düşünmüyorum. Madem birilerinin ortalığı karıştırmak istediğini düşünüyorsunuz, buna müsaade edilmesin, işçilerin basit ve aslında yalnızca kanunun verdiği haklardan ibaret olan talepleri karşılansın.

Ancak sorun bu değil; işçileri ölüme ve sefalete mahkum ederek birileri cebini dolduruyor, birileri de siyasi reklam peşinde koşuyor. Birileri oradaki ceplerine girecek paraları, alınacak iş güvenlik önlemlerinin veya çalışma koşullarını düzeltmenin maliyetleri arttıracağını ya da havalimanının bir an önce açılarak reklam yapmanın hesabını yapıyor olabilir. Ancak bunların hiçbiri bizim için bir işçi kardeşimizin yaşamasından ve insani koşullarda çalışabilmesinden daha önemli değil.

Ortada karşı karşıya duran iki sınıfın, patronların ve emekçilerin birbiriyle taban tabana zıt çıkarları var. Biz patronları ve onların çanak yalayıcılarını ikna edemeyiz ama emeğiyle geçinen herkese kara propagandanın etkisinde kalmamaları için gerçekleri anlatmaya devam edebiliriz. Bulunduğumuz her yerde, elimizdeki tüm imkanlarla mücadele eden inşaat işçilerinin yanında olabiliriz, bu gerçekleri her yerde anlatabiliriz. Bu yalnızca onlara karşı vicdani sorumluluğumuz değil. Ekonomik bir krizin kapıda olduğu koşullarda tüm emekçiler benzer bir durumla karşılaşabileceğini düşünmeli ve bugün inşaat işçilerinin yalnızlaşması halinde yarın haklarını aramak için mücadele edecek herkesin de yalnızlaşabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.

Bu yüzden inşaat işçilerinin direnişini bir kez daha selamlıyorum. Haklısınız, yalnız değilsiniz ve birlikte kazanabiliriz.

  1. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201802141032239380-calisma-bakanligi-3-havalimani-isci-olumleri/
  2. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/927488/Olumune_mesai..._3._havalimani_insaatinda_cogu_is_cinayeti_sumen_alti_ediliyor.html#
  3. https://www.youtube.com/watch?v=pFmi5WhLHcE
  4. http://sendika62.org/2018/01/3-havalimani-emekcileri-calisma-kosullarina-isyan-ederek-yolu-kapadi-471932/
  5. https://www.birgun.net/haber-detay/ucuncu-havalimani-nda-yuzlerce-isci-isyan-etti-202727.html
  6. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/925971/Ucuncu_havalimaninda_iscilerden_eylem__insanca_yasamak_istiyoruz.html#
  7. https://www.artigercek.com/haberler/3-havalimani-santiyesinde-ucret-eylemi
  8. http://gazetekarinca.com/2018/06/3uncu-havalimaninda-calisan-isciler-is-birakma-eylemi-yapti/

 

  Yorum Ekle

  Yorumlar

 Osman Gazi Baykal
 28 Eylül 2018 Cuma 19:59
Elinize, emeğinize sağlık.

Copyright 2015 Airkule
İletişim